YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9929
KARAR NO : 2015/20504
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50. maddesinde; “Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm, icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup; taraf ehliyeti icra takibinde kendini takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak anlaşılmalıdır. HMK’nun 114 /d. maddesinde ise, taraf ehliyeti dava (takip) şartı olarak düzenleşmiştir. HMK’nun 115/1. maddesine hükmü uyarınca; mahkeme, dava (takip) şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceği gibi, taraflar da dava (takip) şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tabi olmadan ileri sürebilirler. Takip(dava) şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir. Ancak; tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu; HMK’nun 124. maddesi çerçevesinde iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamıştır.
Somut olayda; takip alacaklısının, … ve … Ortak Girşimi İş Ortaklığı aleyhinde, fatulara dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığı, örnek 7 nolu ödeme emrininin adi ortaklığın adresinde tebliğ edildiği, şikayetçi vekilinin adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle takibin iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibariyle olayda kıyasen uygulanması gereken HMK’nun 124. maddesinin 4. fıkrasına göre; “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.” Takibe dayanak belgeler anılan adi ortaklık adına düzenlendiği ve takipte istenilen asıl alacak miktarının, borçlu idarece ödendiği gözönüne alındığında, borçlu tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı görülmektedir.
Ancak, alacaklı 06.03.2014 tarihinde takip dosyasına açtığı taleple yaptığı yanlışlığı fark ederek HMK’nun 124 /3-4. maddeleri kapsamında iradi değişiklik yapmış ve adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine takibe devam etmiştir. Bu durumda yasaya uymayan bir husus bulunmamaktadır. Mahkeme şikayet tarihi itibariyle yaptığı incelemeye göre, ilk çıkan ödeme emrinin iptaline karar verilmiş sayılacağından; 31.01.2014 tarihli ödeme emrinin iptali kararı yerindedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.