YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1772
KARAR NO : 2016/5406
KARAR TARİHİ : 25.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak sair şikayet ve itirazları ile birlikte keşide tarihinin değiştirildiğini, çek üzerinde yapılan oynama nedeni ile çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini belirterek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK’nun 780/1-f maddesine göre çekin, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için düzenleyenin imzasını ihtiva etmesi gereklidir.
TTK’nun 818/1-g maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 701. ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında çekin ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur.
Somut olayda kambiyo takibine konu edilen çekte, keşideci ….. olup, senet ön yüzünde bulunan tek imzanın keşideci şirketi temsilen değil, açıkça “avalimdir …” yazılarak altına borçlu tarafından aval sıfatı ile atıldığı, çekte keşideci şirketi temsilen atılmış bir imzanın olmadığı, çekin zorunlu unsurlarından keşideci imzasının bulunmadığı, bu hali ile takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olmadığı görülmektedir.
İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince; hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
O halde, mahkemece, borçlu hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.