YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21827
KARAR NO : 2017/13253
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından (1) adet bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların icra mahkemesine başvurularında; senedin, taraflar arasındaki satış ve taşıma sözleşmesine ek protokolde belirtildiği üzere teminat senedi olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece, senedin teminat olarak verildiğinin senet metninden anlaşılamadığı ve ispatlanmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasındaki bila tarihli sözleşmede; “50.000 TL.lik teminat çeki verilecektir.”, 21/11/2013 tarihli “tutanakta” “50.000 TL. tutarındaki 1 numaralı senet işbu tutanak ile teminaten verilmiştir”, 16/042014 tarihli ek protokolde ise; ” 50.000 TL.lik teminat senedine ilave olarak ek protokol ile birlikte 200.000 TL.lik daha teminat senedi verilmiştir” ifadelerine yer verildiği, … 40.Noterliği aracılığı ile alacaklı tarafından borçlulara gönderilen 21/08/2014 tarihli ihtarnamede de; “..16/04/2014 tanzim tarihli 200.000 TL.lik teminat senedinin işleme konulma şartı gerçekleşeceğinden kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra işlemlerinin başlatılacağının…” ihtar edildiği, bu ihtarnamede, alacaklının, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu açıkça kabul ettiği görülmektedir.
Bu durum karşısında, takibe konu edilen bononun, borçlular ile alacaklı arasındaki satış ve taşıma sözleşmesi gereği, alacaklı tarafından borçlulardan teminat olarak alındığının kabulü gerekir.
O halde, alacağın tahsilinin gerekip gerekmediği yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından, mahkemece itirazın kabulü ile İİK.nun 169a/5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.