YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24022
KARAR NO : 2017/3916
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Borçlunun 06.09.2015 tarihinde icra mahkemesine başvurarak 17.09.2014 tarihli ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, başvurunun, yargılamanın yenilenmesi olarak nitelendirildiği ve HMK’nun 375/Ğ maddesine göre ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; daha önceden açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın yeniden aynı ya da başka bir mahkemede açılması durumunda, ikinci davanın açıldığı mahkemede nazara alınan ve bu davanın daha önceden de açılmış ve halen görülmekte olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesini sağlamaya yönelik bir dava şartıdır.
Derdestliğin şartları; aynı davanın aynı mahkemede ya da başka mahkemelerde iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı olması şeklinde sıralanabilir. Aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur.
Somut olayda, borçlunun, şikayet konusu 17.09.2014 tarihinde yapılan ihaleye karşı, … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/549 E.- 619 K. sayılı dosyasında ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği, kararın 26.11.2015 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
O halde mahkemece, şikayet tarihinde, … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/549 E.-619 K. sayılı kararının henüz kesinleşmediği (derdest olduğu) gözetilerek, HMK’nun 114/1-ı maddesi uyarınca şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, borçlunun yargılamanın iadesi talebi olmadığı halde, HMK’nun 26. maddesine aykırı olarak, borçlunun talebi aşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; HMK’nun 374/1. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Kanun yolu denetimi açık ve henüz kesinleşmemiş olan kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi istenemez. Çünkü, kanun yolu açık ve kesinleşmemiş olan hükümdeki ağır yargılama hatalarının, kanun yolu denetiminde giderilmesi olanağı mevcuttur. Bu bakımdan, yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş olan hükümlere karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir yoldur. Şikayet tarihinde henüz … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.12.2014 tarih ve 2014/549 E.-2014/619 K. sayılı kararının kesinleşmediği, dolayısıyla yargılamanın iadesi şartları oluşmadığı halde, borçlunun talebinin yargılamanın iadesi olarak kabul edilip, sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklı ve ihale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.