YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2566
KARAR NO : 2016/16421
KARAR TARİHİ : 09.06.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleştiği ve borçlu tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleştiği ileri sürülerek icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Başvuru, bu hali ile İİK’nun 170/b maddesinin göndermesi ile aynı Kanunun 71/2 ve 33/a maddelerine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan, çekin ibraz süresinin dolduğu tarih dikkate alındığında, olaya 6762 Sayılı TTK’nun 726. maddesi ve 730. maddesinin göndermesi ile de 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK’nun 726. maddesi uyarınca hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları, ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK’nun 730/18. maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler, dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Öte yandan, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. Alacaklının yapacağı icra işlemleri ile süre her defasında yenilenir, yeni bir altı aylık süre başlar.
Ne var ki TTK’nun 663/1. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen işlem, kimin hakkında yapılmışsa, ancak ona karşı hüküm ifade eder.
İcra dosyasının incelenmesinde; alacaklının, 31.12.2012 tarihinde borçluların araç ve taşınmazlarına haciz konulması için SGK kaydının çıkarılarak maaş haciz yazısı yazılmasını talep ettiği, 07.01.2014 tarihinde borçluların araçların haczedilmesini, taşınmazların sorgulanarak bulunması halinde ilgili tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep ettiği, 03.07.2014 tarihinde borçluların üzerine kayıtlı araç ve gayrimenkullerin haczedilmesini talep ettiği, 26.05.2015 tarihinde borçluların alacaklı olduğu, …. İcra Müdürlüğü’nün 2011/5419 Esas sayılı dosyasındaki alacağının haciz için söz konusu dosyaya sistem üzerinden haciz konulmasını talep ettiği görülmektedir. Anılan tarihler arasında şikayetçi borçlu hakkında zamanaşımını kesen başka bir takip işlemi bulunmadığından, takip dayanağı çeke ilişkin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, İİK’nun 71/son maddesinin göndermesiyle aynı Kanun’un 33/a maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.