Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2017/412 E. 2017/5632 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/412
KARAR NO : 2017/5632
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 24.11.2016 tarih ve 2016/30521-24213 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibine karşı borçlunun, haczedilen taşınmazının haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafça temyizi üzerine Dairemizce kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.
Anılan maddeye göre meskeniyet şikayetinin, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede yapılması gereklidir.
Somut olayda, şikayete konu taşınmazın 13.10.2015 tarihinde haczedildiği, söz konusu haczin borçluya bildirilmesi amacıyla gönderilen davet kağıdında, şikayete konu 7389 Ada 1 Parsel 5 numaralı bağımsız bölüm belirtilmeyerek, takip dosyasında haczedilmiş olan borçluya ait başkaca taşınmazlara yer verildiği görülmektedir. Bu durumda şikayet konusu 7389 Ada 1 Parsel 5 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz yönünden haczin İİK’nun 103. maddesi gereğince gönderilen bu davetiyenin tebliğ edildiği 23.11.2015 tarihinde öğrenildiğinin kabulü mümkün değildir.

O halde mahkemece, borçlunun, beyan ettiği tarihte haczi öğrendiği ve dolayısıyla şikayetin süresinde olduğu kabul edilip, işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle istemin reddi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekirken Dairemizce maddi hataya müstenit olarak onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.11.2016 tarih ve 2016/30521 E., 2016/24213 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.