YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6344
KARAR NO : 2019/4566
KARAR TARİHİ : 18.03.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamda tespit edilen üyelik ve dayanışma aidatı işlemiş ve işleyecek faizlerinden vazgeçilip faiz alacağı talep edilemeyeceği yönünde anlaşma sağlandığını, yapılan ödemenin mahsup edilmeden takip başlatıldığını, talep edilen faiz oranlarının yüksek olduğunu, kısmi itirazlarının kabulü ile fazla talep edilen miktar yönünden takibin durdurulmasına ve yargılama sonunda iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, hükmün, borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, takibe dayanak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli 2013/814 esas 2015/506 karar sayılı ilamının Yargıtay 9.HD.’nin 19.01.2016 tarihli kararı ile “ödemelerin hesaptan düşülmediği ve düşülmesi gerektiği” gerekçesi ile de bozulduğu görülmüştür. Bu durumda, dayanak ilam bozulmakla, hüküm ortadan kalktığından bozma ile ortadan kalkan ilama ilişkin hesaplama yapılması yukarıda anılan usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder.
O halde, şikayetin konusunu teşkil eden dayanak ilam itiraz tarihinden sonra bozularak ortadan kalktığına göre; Mahkemece şikayetin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek 6100 sayılı HMK’nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.