YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/11762
KARAR NO : 2020/6746
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte, ipotek borçlusunun icra mahkemesine başvurusunda, dosya borcuna ve faize ilişkin şikayetlerinin yanısıra, alacaklı banka tarafından alacağın kredi borcunun kefili olan … … … Ltd. Şti.’ne temlik edildiğini, temlik alanın aynı borca kefil olması nedeniyle hakkında takibe devam edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek borç miktarının yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin,temlik alanın aynı borca kefil olması nedeniyle yaptığı ödeme müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yapılmış oluğundan diğer borçlulara rücu çerçevesinde yapacağı takip ve işlemlerin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetçi borçlu hakkında yürütülen takibin iptaline hükmedildiği görülmektedir.
6098 sayılı T.B.K’nun 596. (Eski 818 sayılı BK 496.) maddesinde; “Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur…” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, takibin … T.A.Ş. tarafından, kredi borçlusu … … Ltd. Şti. ile ipotek veren … aleyhine başlatıldığı, takip başlatıldıktan sonra banka tarafından 08/01/2014 tarihinde alacağın kredi borcunun kefili olan … … …. Ltd. Şti.’ne temlik edildiği, 02/08/2017 tarihinde ise … … …. Ltd. Şti. tarafından alacağın …’a temlik edildiği, ipotek akit tablosunun incelenmesinde, ipotekle kredi borçlusu namına açılmış ve açılacak tüm krediler ile bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet borçlarının teminat altına alındığı görülmüştür.
Öte yandan, İİK’nın 150/ı maddesindeki koşullar banka lehine oluştuğundan, takibin başlatılmasından sonra alacağın … … … Ltd. Şti’ne; … … … Ltd. Şti. tarafından da takip alacaklısı …’a temlik edildiği, temlik alanın tümüyle alacaklının hak ve yetkilerine sahip olduğu ve ipoteğin de kredi sözleşmesinin teminatı niteliğinde olduğu anlaşılmakla alacaklının temlik alacaklısı sıfatıyla takibe devam etmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmayıp takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, ipotek borçlusu hakkında takibe devam edilemeyeceğine ilişkin şikayetin reddi ile sair istinaf nedenlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 20.05.2019 tarih ve 2018/2202 Esas-2019/1143 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.