Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2019/1769 E. 2019/6035 K. 10.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1769
KARAR NO : 2019/6035
KARAR TARİHİ : 10.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik incelemede,
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında, birinci haciz ihbarnamesine sanık vekili tarafından itiraz edilmiş olup, vekilinin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacak olması nedeniyle suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Tazminat isteminin reddine ilişkin olarak yapılan incelemede,
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında, şikayet dilekçesi içeriği incelendiğinde 4. bendinde, şikayetçi vekilinin 3. şahıs şirketin asıl borçlu şirkette olan alacağı kadar tazminata mahkum edilmesi isteminde bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle yargılamaya devam edilerek, asıl borçlu ile alacaklı arasındaki … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/953 Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine hatalı gerekçe ile eksik kovuşturma ile yazılı şekilde tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
İİK’nın 89/4. maddesi kapsamında tazminat talep edilen davalı şirketin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.