Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2019/7150 E. 2019/10117 K. 13.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7150
KARAR NO : 2019/10117
KARAR TARİHİ : 13.06.2019

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın dosyası Dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İcra mahkemesince verilen, borçlunun şikayetinin reddine ilişkin 10.10.2017 tarihli karara karşı şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 23.5.2018 tarih ve 2017/2485 E. – 2018/1057 K. sayılı kararı ile mahkeme kararının kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı bölge adliye mahkemesinin 25.9.2018 tarihli ek kararı ile kararın kesin nitelikli olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddedildiği, şikayetçi tarafından bu ek kararın da temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.12.2018 tarih ve 2018/14704 E. – 2018/12964 K. sayılı ilamı ile bölge adliye mahkemesi ek kararının onandığı, şikayetçi borçlu vekilince bu kez de onama kararının kaldırılması talebiyle karar düzeltme dilekçesi verildiği ve Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.3.2019 tarih ve 2017/659 E. – 2017/893 K. sayılı ek kararı ile; karar düzeltme kanun yolunun yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle, şikayetçinin karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından söz konusu ek kararın bozulması talebi ile temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun kıyas yoluyla uygulanacak hükümler başlıklı 366. maddesinin göndermesi ile uygulanacak 346. maddesinde; ilk derece mahkemesinin istinaf dilekçesini hangi hallerde reddedebileceği düzenlenmiş olup, tarafların temyiz talebi üzerine Yargıtay’ın verdiği kararlara karşı yapılan başvurular hakkında ilk derece mahkemelerine bir değerlendirme yetkisi tanınmadığı görülmektedir.
Bu nedenle, Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.3.2019 tarih ve 2017/659 E. – 2017/893 K. sayılı ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra, şikayetçinin Dairemizin 06.12.2018 tarih ve 2018/14704 E. – 2018/12964 K. sayılı onama ilamına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesine geçildi;
HMK’nun Geçici 3. maddesinde; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un Geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun’un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, karar düzeltme yolu 1086 sayılı HUMK ile düzenlenen bir kanun yolu olup, Bölge Adliye Mahkemeleri’nin göreve başlaması ile yürürlükten kalkmıştır. Bir başka anlatımla, Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlar hakkında karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün değildir.
SONUÇ : 1- Yukarıda yazılı nedenlerle şikayetçinin karar düzeltmeye ilişkin dilekçesinin REDDİNE,
2- Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından HMK’nun 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 329/2. maddesi uyarınca karar düzeltme talebinde bulunan şikayetçi vekili Av. …’ın takdiren 3.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, para cezasının mahal mahkemesince yerine getirilmesine, 13/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.