Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/1222 E. 2020/1997 K. 02.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1222
KARAR NO : 2020/1997
KARAR TARİHİ : 02.03.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan örnek 13 takipte alacaklının, icra mahkemesine başvurusunda itirazın kaldırılması ve tahliye talep ettiği, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin toplam 383.98 TL üzerinden devamına, tahliye yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, tarafların temyiz başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
1-Davalı borçlunun temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz, davanın kısmen kabulü ile toplam 383.98 TL’ye yönelik itirazın kaldırılması ve bu miktar üzerinden takibin devamına ilişkin olup, İİK’nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı kanunun ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2019 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu değerin 9.260,00 TL’yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Bu nedenle davalı borçlunun temyiz isteminin REDDİNE;
2-Davacı alacaklılar vekilinin katılma yolu ile temyiz istemine gelince;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi” başlıklı 364. maddesinin 2. fıkrasında, “Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 366/1. maddesinde; “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır” hükmü, yine “katılma yoluyla başvurma” başlığı altında düzenlenen 348/2. maddesinde; “İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir” hükmü yer almaktadır.
Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir. Bu nedenle asıl temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebi de reddedilir.
Bu durumda, davalı borçlunun temyiz talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davacı alacaklı vekilinin temyiz talebinin de 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK.’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 366. ve 348/2. maddeleri uyarınca REDDİNE, 02.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.