Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/4229 E. 2020/11347 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4229
KARAR NO : 2020/11347
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, örnek 44 nolu icra emri tebliği üzerine, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, dayanak rehin sözleşmesinin ilam niteliğinde olmadığını beyanla takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılabilmesi için İİK. nun 150/h maddesi uyarınca alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz belgede tesbit edilmiş olması zorunludur.
İİK. nun 38. maddesinde ise ilam mahiyetindeki belgelerin; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda alacaklının takibine dayanak yaptığı rehin sözleşmesinin adi nitelikte olduğu görülmektedir. Bu durumda alacaklının rehin hakkına ya da alacağına dair ilam veya ilam niteliğinde bir belge de bulunmadığından adi nitelikte rehin sözleşmesine dayalı olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılamayacaktır. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi’nin 26/2/2020 tarih ve 2019/1317 E.- 2020/319 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Düzce İcra Hukuk Mahkemesi 18/7/2019 tarih ve 2019/262 E- 2019/318 K sayılı kararının hüküm bölümünün 1. bendinde yer alan; “..dosyasının iptaline” kısmının tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, yerine “dosyasında icra emrinin iptaline” kelimelerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. Maddesi uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi