YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10080
KARAR NO : 2022/5195
KARAR TARİHİ : 26.04.2022
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı Harmancık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilen haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz edildiği, 89/1 haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğu ileri sürülerek İİK’nun 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırma ve 3. kişi davalı hakkında İİK’nun 89/4. maddesine göre tazminata hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece verilen davanın düşürülmesine dair kararının temyizi üzerine Dairemizin 05/03/2019 tarihli, 2019/1865 Esas ve 2019/3792 karar sayılı ilamıyla tazminat talebi yönünden “…Somut uyuşmazlıkta, nisbi harç yatırılmamış olduğundan, harç noksanlığının Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereğince ve 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesinde gösterilen süreler içerisinde tamamlattırılıp deliller değerlendirilerek, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle üçüncü şahsın takip borçlusuna kesinleşmiş ve muaccel borcu bulunup bulunmadığının borçlu ve üçüncü şahıs şirketin defter ve belgeleri incelenmek suretiyle ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tazminat talebi bakımından bir hüküm kurulmaması” gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; mahkemece, Dairemizin 05/03/2019 tarihli, 2019/1865 Esas ve 2019/3792 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HUMK 429, HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğurur (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.).
O halde mahkemece, alacaklının usuli kazanılmış hakkı da nazara alınarak hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması ile oluşacak sonuca ve HMK’nın 297/2. maddesine uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilen karar isabetsizdir.
Kabule göre de;
1-2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89/4. Maddesi gereğince mahkemece nispi harca tabi olan tazminat davası için birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanacak nispi harcın tamamlatılarak karar verilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4.maddesi hükmünde öngörülen tazminatın kaynağı İİK 89/1 haciz ihbarnamesinden kaynaklanır ve hükmedilecek tazminat miktarı haciz ihbarnamesi ile istenen miktarı aşamaz.İİK’nun 89/4. maddesine göre haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunun, alacaklı tarafça ispat edilmesi halinde, üçüncü kişi haciz ihbarnamesinde belirtilen bedelle tazminata mahkum edilir. İİK 89/4 maddesi gereğince istenebilecek tazminat miktarının üst sınırı haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarını geçemez. Davacının soyut beyanına itibarla tazminat miktarının 149.558,42 TL olarak belirlenip, haciz ihbarnamesinde belirtilen 78.900,00 TL yerine 149.558,42 TL üzerinden hesaplanan nispi harcın tamamlanmasına yönelik işlem hatalıdır.Fazla yatırılan harcın mahsup, taksim , iadesi hususunun neticeten verilen kararda değerlendirilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
2-Üçüncü kişi ….. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ‘nün, asıl borçlu Timur KOPARAN’a, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2015 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları ile asıl borçlu ile 3. şahıs arasında düzenlenen sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, (her iki tarafın 2015 yılına ait defter kayıtlarını oluşturan defter ve belgeler ,Fatura, Çek, Hakediş, Ödeme Belgeleri, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Banka dekontları vb. evraklar) üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri yerine, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmakla, bu sebeple ticari defterlerin temini için, defterlerin ibraz edilmesi hususunda taraflara HMK’nun 220/3.maddesi ve HMK’nun 222/5. maddesi ihtarını içeren meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliği ile sonucuna göre HMK’nun 222/5. maddesi gereğince bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA) , Peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.