YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11234
KARAR NO : 2022/3620
KARAR TARİHİ : 21.03.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, borçlunun sair şikayet nedenlerinin yanı sıra asıl borçlu şirket hakkında konkordato mühleti verilmiş olduğunu ve talep edilen % 60 oranındaki faizin de fahiş olduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayet ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen bir kısım iddialar incelenmeksizin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırıldığı ve şikayetin kısmen kabulüne, limit aşımı şikayetinin kabulü ile borçlu yönünden takibin 30.000,00 TL’yi aşan kısmının iptaline, bir kısım şikayet ve itirazların da reddine karar verildiği görülmüştür.
İstinaf incelemesi sonucunda kararın neleri içereceği HMK’nın 359. maddesinde açıklanmış ve özellikle 2. fıkrada;
“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
HMK.nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüt uyandırmamasıdır.
Ayrıca, HMK. nın 298/2. maddesi uyarınca gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmamalıdır.
Buna göre, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm kısmında İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, Küçükbakkalköy Mahallesi, 1960 ada, 23 parsel, 311 nolu bağımsız bölümdeki 30.000.000,00 TL bedelli 26.05.2015 tarihli ve 10603 yevmiye sayılı ipotek limitinin 30.000,00 TL ve 30.000.000,00 TL olarak iki farklı şekilde ve hüküm kısmında 30.000,00 TL olarak yazılması gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturduğundan doğru görülmemiştir.
Öte yandan, şikayetçi borçlu tarafından sair şikayet nedenlerinin yanı sıra asıl borçlu şirket hakkında konkordato mühleti verilmiş olduğu ve talep edilen % 60 oranındaki faizin fahiş olduğu hususları da ileri sürülmüş olmakla anılan konularda bir inceleme ve değerlendirme yapılmayarak, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmeyip Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2021 tarih ve 2020/2380 Esas, 2021/2403 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun ve alacaklının esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.03.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.