YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3459
KARAR NO : 2021/8167
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : Alacaklı : ……San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Usulsüz tebliğ şikayeti ile tebliğlerin öğrenme tarihinin düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin şikayet hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, İİK’nun 363. maddesi kapsamında temyizi kabil bir karar olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 06.01.2021 tarih ve 2019/2595 E.-2020/2305 K. sayılı ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra, asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
Alacaklı tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, üçüncü kişi şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda; İİK 89 maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri nedeni ile takip borçlusu durumuna düşürüldüğünü, ihbarnamalerden 21.12.2018 tarihinde haberdar olduğunu, haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek öğrenme tarihinin 21.12.2018 olarak düzeltilmesini ve malvarlığı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince, İİK 89/1 haciz müzekkeresinin şikayetçiye 21.12.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin tespitine, İİK 89/2 ve 3 haciz müzekkerelerine göre yapılan işlemlerin şikayetçi yönünden iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, şikayetçi adına çıkartılan haciz ihbarnamelerinin tamamı TK’nun 21/2 maddesine göre tebliğ edilmiş olup, mazbatalar üzerine “tebliği çıkaran merci tarafından, tebligat çıkarılan adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğunun, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın TK’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması”na dair meşruhatın yazılmaması nedeni ile tebliğler usulsüzdür. Ancak, her ne kadar şikayetçinin taşınmazları üzerine usulsüz tebliğler sonrası haciz konulmuş ise de, alacaklının talebi ile 08.07.2015 tarihinde şikayetçinin 1/5 hisse sahibi olduğu Gaziantep İli Şehitkamil İlçesi Durnalık Mahallesi 105 ada 34 parsele ve yine 1/5 hisse sahibi olduğu aynı il-ilçe Güvenevler Mahallesi 2582 ada 4576 parsel A Blok 3 nolu bağımsız bölüme ve yine 1/10 hisse sahibi olduğu aynı il-ilçe Güvenevler Mahallesi 2582 ada 4576 parsel A Blok 12 nolu bağımsız bölüme 22160 yevmiye no ile hacizler konulmuştur. Dosya içerisinde bulunan tapu
kaydından şikayetçinin, bahsi geçen 3 taşınmazda 27.07.2016 tarihinde intikal işlemi yaptırdığı ve ardından 3 taşınmazdaki hisselerini 29.07.2016 tarihinde sattığı görülmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 1020. maddesi uyarınca tapu sicili aleni olup, hiç kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez. İcra müdürü haciz işlemini yaparken, bir başka anlatımla haciz tarihinde taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir.
Şikayetçi her ne kadar, 21.12.2018 tarihinde haciz ihbarnamelerinden haberdar olduğunu belirterek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan bu tarih olarak düzeltilmesini istemekte ise de; tapu sicilinin aleniyeti ilkesi gereği 27.07.2016 ve 29.07.2016 tarihli intikal ve satış ile haciz işlemini öğrendiği ve haciz ihbarnamelerinden bu tarihlerde haberdar olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda borçlunun 27.07.2016 tarihinden itibaren İİK.nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süre geçtikten sonra 24.12.2018 tarihinde icra mahkemesine başvurmuş olması karşısında, ilk derece mahkemesince, istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, esasının incelenerek şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2020 tarih ve 2019/2595 E. – 2020/2305 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10.10.2019 tarih ve 2018/1234 E. – 2019/757 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.