Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/3490 E. 2021/7832 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3490
KARAR NO : 2021/7832
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, bono üzerindeki borçlunun avale ilişkin imzasına itiraz edildiği, ilk derece mahkemesince, imzaya itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, takip konusu bono üzerinde mahkemece yaptırılan ilk inceleme sonucunda verilen 06.05.2015 tarihli raporda avalist imzasının borçlu eli ürünü olmadığı mütalaa edildiği, itiraz üzerine mahkemece yaptırılan ikinci incelemede Adli Tıp Kurumu’nun Fizik İhtisas Dairesi’nin 16.08.2017 tarihli raporunda inceleme konusu imzaların kuvvetle muhtemel borçlu eli ürünü olduğunun bildirildiği, ardından Bölge Adliye Mahkemesince yaptırılan üçüncü incelemede Adli Tıp Kurumu’nun Fizik İhtisas Dairesi’nin genişletilmiş uzmanlar kurulu tarafından hazırlanan 08.07.2020 tarihli raporunda inceleme konusu imzaların kuvvetle muhtemel borçlu eli ürünü olduğu belirtildiği, yine Bölge Adliye Mahkemesince yaptırlan dördüncü incelemede ise mahkemece grafoloji uzmanlarından kurulu üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21.12.2020 tarihli raporda avalist imzasının borçlu eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre, ilk derece mahkemesince aldırılan ilk rapor ile Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan son rapor arasındaki çelişki tam olarak giderilmeden istinaf incelemesi yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar ise kesin kanaat bildirmediğinden diğer iki rapor arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette değildir, bu nedenle değerlendirmeye tabi tutulamaz.
O halde, ilk derece mahkemesince aldırılan ilk rapordaki tespit borçlu lehine, Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan son rapordaki tespit ise alacaklı lehine olup, çelişkinin giderilmesi için grafoloji alanında uzman üç kişilik ehil bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2021 tarih ve 2018/533 E. – 2021/233 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.12.2017 tarih ve 2013/624 E. – 2017/1117 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.