Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/3565 E. 2021/7823 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3565
KARAR NO : 2021/7823
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair şikayetleri ile birlikte hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptali talebi üzerine, mahkemece; davanın reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçluya takip öncesi hesap kat ihtarının tebliğ edilmediği, temerrüde düşürülmediği, dolayısı ile İİK150/ı maddesi çerçevesinde ilamlı takip koşulları oluşmadığı, bu yöndeki şikayetlerin de süresiz olduğu gerekçesiyle, borçlunun hükme yönelik salt bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve takibin borçlu yönünden iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
T.M.K.’nun 887. maddesinde ; “İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.
İİK’nun 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
Yine İ.İ.K.’nun 148/a maddesinde; “İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur. Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur. Yeni adresin bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda takip dosyasının incelenmesinde takip konusu ipotekli taşınmazın dava dışı borçlu … Etüd Müşavirlik ve Mühendislik A.Ş. adına kayıtlı iken, … 1. Tüketici Mahkemesi’nin 2018/284 Esas sayılı kararı gereği borçlu adına ipotekle yükümlü olarak tescil edildiği, alacaklı tarafından takip dayanağı hesap özetinin, yeni malik ve ipotek veren/borçlu …’in tapu adresi alarak bildirilen ‘Mustafa Kemal Mah. 6753/21 Sokak 26/9 …/… ’ adresine gönderildiği ve yine borçlu tarafından adres değişikliği konusunda da tapu sicil müdürlüğüne bir bildirimde bulunulduğu ileri sürülmediğine göre, Beşiktaş 11. Noterliğinin 01.02.2019 tarih, 03153 yevmiye numaralı ihtarnamesinin …’in tapudan bildirilen adresine ulaştığı 05.02.2019 tarihinin hesap özetinin tebliğ tarihi olarak kabulü gerekir.
Bu durumda İİK.nun 148/a maddesi gereğince usulüne uygun muacceliyet ihtarının tebliğ edildiği ve TMK’nun 887. maddesinde öngörülen koşulun oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı doğru olup Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf talebinin esastan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 10.12.2020 tarih ve 2020/279 E. – 2020/2860 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.