Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/3818 E. 2021/7594 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3818
KARAR NO : 2021/7594
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; süresinde icra takibine itirazda bulunamadığından gecikmiş itiraz talebinin kabulü ile takibe konu borcu ödediğinden bahisle takibin durdurulmasını talep ettiği, Mahkemece başvuru tebligat usulsüzlüğü şikayeti olarak değerlendirilerek şikayetin kısmen kabulüne, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 19.06.2018 tarihi olarak düzeltilmesine, sair itirazlarını reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesinde davacıya ödeme emrinin 08.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak itiraz süresinin son günü Çorum ili Boğazkale İlçesinde güneş enerjisi sahasında bina montajı yaptırması sebebiyle İcra Müdürlüğüne giderek itirazda bulunamadığını belirttiği, davacının beyanından usulsüz tebliğden 08.06.2018 tarihinde haberdar olduğunun kabulü gerektiği, usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde davacının İcra Mahkemesine başvurması gerekirken şikayetin 21.06.2018 tarihinde yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince şikayetin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, genel haciz yoluyla takipte borçluya TK 21. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu, gecikmiş itirazdan söz edebilmek için öncelikle usulüne uygun ödeme emri tebliği gerektiği, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin borçlunun talebini usulsüz tebliğ şikayeti olarak değerlendirmesi, hukuki tavsifin hakime ait olması kuralına uygun ve isabetli olduğu ancak; Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun başvurusunda usulsüz tebligattan 08/06/2018 tarihinde haberdar olduğu ve buna göre süresinde mahkemeye başvurmadığından şikayetin süreden redddine karar verilmişse de; borçlunun dava dilekçesindeki “….ödeme emri tebliği 08/06/2018 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Ancak itirazın son günü olan 18/06/2018 tarihine kadar icra dairesine gelip itirazda bulunamadığı….” sebebiyle “Büyükorhan ilçesinde bulunamadım.” şeklindeki beyandan usulsüz tebliğden haberdar olduğu sonucuna varılamaz. Borçlu bu ifade ile gecikmiş itirazın nedenlerini izah etmeye çalışmaktadır. Bu nedenlerle İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere ödeme emri tebliği usulsüz olup, borçlunun usulsüz tebligattan şikayet tarihinden önce usulünce öğrendiği hususu kanıtlanamadığından şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu sonuca göre de İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarih 2019/2088 E.-2021/331 K sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcını istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.