Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/4467 E. 2021/10945 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4467
KARAR NO : 2021/10945
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte, şikayetçi borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda sair şikayet nedenlerinin yanı sıra icra emrinin ihtar kısmında borçlunun itiraz hakkının olup olmadığı, varsa nereye ve hangi süre içerisinde yapılacağı ibarelerine yer verilmediği, ileri sürülerek takibin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince; icra emrinin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce; vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte kısıtlıyı vasisinin temsil edebileceği ve kısıtlı adına itiraz ve şikayet haklarını vasinin kullanabileceği, doğrudan kısıtlı borçlu hakkında takip yapılamayacağı hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece bu durumun re’sen gözetilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak takibin iptaline karar verildiği, karara karşı alacaklının temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Dava ve takip ehliyeti, kişinin kendisi veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek veya tüzel kişiler, dava ehliyetine de sahiptir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, bazı istisnai hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların, dava ve takip ehliyeti yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde, kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar.
HMK’nun 124/3. maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4.fıkrasında da; “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir
Somut olayda, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 17.07.2018 tarih ve 2018/758 E. 2018/930 K. sayılı kararı ile borçlunun TMK.nun 407. maddesi gereğince vesayet altına alındığı, vesayet kararından sonra 17.04.2019 tarihinde kısıtlı doğrudan taraf gösterilerek icra takibine başlandığı, alacaklı tarafından kısıtlı borçlunun vasisi yerine kıstlı hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığından alacaklının HMK.nun 124/3-4.maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesi mümkün olsa da alacaklı tarafından borçlunun kıstılandığının takip sırasında öğrenilmesi üzerine, vasiye gönderilen icra emrinin kısıtlı borçluya gönderilen ilk icra emrinin aynısı olduğu görülmektedir.
O halde, HMK.nun 124. maddesine uygun olarak kısıtlı borçlunun vasisinin ek takip talebi ile takipte gösterilmesi ve icra emri tebligatının vasiye tebliği zorunlu olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline ve yeniden kısıtlı borçlunun vasisinin yer aldığıd usulüne uygun icra emri düzenlenerek vasiye tebliğe çıkartılması yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 16/03/2021 tarih ve 2021/456 E. – 2021/456 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.