YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4734
KARAR NO : 2021/10170
KARAR TARİHİ : 15.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet eden üçüncü kişi…Elektrik İnşaat Nakliyat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin icra mahkemesine başvurusunda; Ankara 20. İcra Dairesinin 2016/18543 esas sayılı dosya alacaklısı Oluşum Aydınlatma Enerji Elek. Paz. Müh. İnş. Ltd. Şti. ile dosya borçlusu Güneyanadolu Elektrik Müh. Müş. San. Ve Tic.Ltd. Şti. aleyhine icra dosyasına sunulan alacağın devri sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali için Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığını, yargılama devam ederken 30.11.2016 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararı gereğince icra dosyasındaki alacağa kendileri lehine haciz konulduğunu, dava sonucunda tasarrufun iptali kararı verildiğini, karar kesinleştiğinden dosya alacağının kendilerine ödenmesi gerektiğinden bahisle İcra Müdürlüğü’ne yaptıkları iki ayrı başvurunun kabul edilmediğini belirterek, taleplerin reddine ilişkin iş bu İcra müdürlüğü kararlarının iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü ile müdürlük kararlarının iptaline, dosyadaki mevcut paradan mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı doğrultusunda üçüncü kişinin borçlu adına yürütmüş olduğu Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2016/20280 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce; tasarrufun iptali davasında kurulan hükümde üçüncü kişiye tasfiye imkanı verilecek şekilde hüküm kurulmadığı, tek başına ihtiyati haciz kararının böyle bir tahsil imkanı veremeyeceği, kurulsaydı dahi üçüncü kişinin ancak alacaklı olduğu icra dosyasından paranın kendisine gönderilmesi talebinde bulunabileceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, şikayetin reddine dair hüküm kurulduğu görülmektedir.
İİK kapsamındaki tasarrufun iptali davasının kabulüne ilişkin kararda, dava konusu tasarrufun (davacının alacağı oranında) iptaline karar verilmesi gerekli ve yeterlidir. Davanın kabulü kararı ile dava konusu olan mal borçlunun mülkiyetine geri dönmez. Davalı üçüncü kişi, gene o malın maliki olarak kalmakta devam eder. Yalnız iptal edilmiş olan tasarruf, iptal davasını açmış ve kazanmış olan alacaklıya karşı hüküm ifade etmez; yani, yalnız bu alacaklı bakımından iptal edilmiş sayılır. İptal davasını kazanan alacaklı, bununla tasarruf konusu mal sanki borçlunun mülkiyetinde imiş gibi, onu cebri icraya dahil etmek (haczettirmek) hakkını kazanır.(m.283,1) (İcra ve İflas Hukuku El Kitabı- Prof. Dr. Baki Kuru ikinci baskı- sf.1223)
Somut olayda Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/509 E. 2019/370 K. sayılı tasarrufun iptaline ilişkin kararında her ne kadar tasarrufun iptaline konu meblağa yönelik cebri icraya ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de; dava konusu tasarrufun iptaline karar verilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, dolayısıyla ortada iptal edilmiş bir işlem olduğundan, bahsi geçen meblağın talep edilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmamakla beraber, şikayet eden 3. kişi tarafından iş bu talebin, kendisinin alacaklı olduğu, bir başka deyişle kendisinin taraf olduğu icra dosyasından yapılması gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçe ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi doğru değil ise de; sonuçta şikayetin reddine karar verilmesi yerinde olup sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 15/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.