Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/5225 E. 2021/10693 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5225
KARAR NO : 2021/10693
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte, ipotekli taşınmazın maliki ve asıl borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itiraz ve şikayetleri ile birlikte icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, İİK’nun 149. maddesindeki şartların oluşmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece davanın kısmen kabulü ile icra emri tebliğlerinin usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihlerinin öğrenme tarihi olan 04/07/2017 olarak düzeltilmesine, icra emrinin iptaline, sair itirazlarının reddine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin reddi ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline, icra emri iptal edildiğinden sair şikayet ve itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
İpoteğin kurulması anında güvence altına alınmak istenen alacak, mevcut ve miktar itibariyle belirli ise, bu miktar tapu kütüğüne tescil edilir. Bu durumda, bir ana para (kesin borç, karz) ipoteği söz konusu olur (Köprülü/Kaneti, s. 284; Şeref Ertaş/İlknur Serdar/Damla Gürpınar, Eşya Hukuku, 2008, s. 538).
İİK.nun 149. maddesi, “icra müdürü ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda takibe dayanak 10/05/2010 tarih, 10864 yevmiye nolu ipotek akit tablosu incelendiğinde; taşınmazlar üzerine alacaklı lehine “… 100.000 TL bedel mukabilinde … 1. derecede … akdi değişken faiz ve FBK süre ile …” müşterek ipotek tesis edildiği ve ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kesin borç ipoteğine dayanılmış ise, eş söyleyişle, doğmuş bir alacağın temini için düzenlenen ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ediyorsa, başvurulacak yol, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olup, bu durumda 2004 sayılı İİK’nun 149. maddesi gereğince borçluya ve taşınmaz sahibi üçüncü şahsa birer icra emri gönderilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.09.2012 tarih, 2012/12-708/579 sayılı ilamı).
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, takibe dayanak ipoteğin kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu ve bu yönü ile borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığı dikkate alınarak, borçluların sair itiraz ve şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 30/03/2021 tarih ve 2019/2752 E. – 2021/817 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.