YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5630
KARAR NO : 2021/10949
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı … Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş ile arasında sözleşme tanzim edildiğini, imzalanan sözleşmeden dönme iradesi doğrultusunda taşınmazı iade ettiğini, alacaklının hiçbir edimini yerine getirmediğini, borcu bulunmadığını belirterek davanın kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına takip konusu bonoların, … Yapı İnş San Ve Tic AŞ namına düzenlendiği, emre muharrer olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun’un taksitle satışı düzenleyen 6/A maddesinin 3. fıkrası gereğince; taksitle satış sözleşmesinden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir
Somut olayda 10 adet bonoya dayalı olarak başlatılan takipte; Borçlunun iddiasına dayanak olarak gösterdiği 17.04.2017 tarihli “Bağımsız Bölüm Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; konut satışları için düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğu ve alıcı muteriz borçlu … ile satıcı alacaklı … Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş. arasında düzenlendiği, tarafların sözleşme ve eklerindeki imzalarına itiraz etmedikleri ve sözleşme ekinde yer alan senet tahsil bordrosunda sıralı olarak 8.800 TL bedelli senetlerin borçlu tarafından alacaklıya teslim edildiği, bu senetler arasında takibe dayanak 10 adet bononun da yer aldığı, bonoların … Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin namına düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda takip dayanağı senetlerin 6502 sayılı tüketici kanunundan kaynaklanan taksitli satış sözleşmesi kapsamında verildiği sabit olup, kambiyo senedi vasfını da taşıdıkları, alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunduğu ve yine muteriz borçlu tarafından takip dayanağı senetlerdeki imzalara itiraz edilmediği gibi borcun ödendiğinin de ispat edilemediği görülmektedir.
O halde, ilk derece mahkemesinin gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, sonucu itibariyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince, şikayetçi borçlunun istinaf başvurusu reddedilerek yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin gerekçesi düzeltilerek HMK’nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 14/01/2021 tarih ve 2020/1002 E. 2021/79 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2021 tarihinde oy birliğliyle karar verildi.