Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/5920 E. 2021/11115 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5920
KARAR NO : 2021/11115
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yolu ile takipte borçlunun ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; tebligat mazbatasında beyanda bulunan kişinin adı ve soyadı belirtilmişse de sıfatının belirtilmemiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulüne, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkartılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” hükmü yer almaktadır
Somut olayda borçlu adına çıkan ödeme emrine ilişkin tebligatın 10.08.2020 günü; “Adreste kimse bulunamaması üzerine Yusuf Karataş’tan soruldu. Muhatabın işte olduğunu sözlü beyan etti. Beyana imza istendi imtina etti, evrak… Muhtarlığına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Muhataba haber vermek üzere Yusuf Karataş’a bilgi verildi.” şerhi ile yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar beyanı alınan kişinin sıfatı açık bir şekilde belirlenmeden tebliğ işlemi tamamlanmışsa da; borçlunun şikayet dilekçesinde beyanı alınan Yusuf Karataş’ı tanımadığını iddia etmediği, aksine istinaf dilekçesinde bu kişinin ikamet ettiği apartmanın kapıcısı olduğunu beyan ettiği görülmektedir. Buna göre tebligat yapılırken muhatap hakkında bilgi veren kişinin Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde sayılan kişilerden olduğu kuşkusuzdur.
O halde şikayete konu tebligat usulüne uygun olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 23/03/2021 tarih ve 2020/2443 E- 2021/807 K sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 07/12/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.