Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/6757 E. 2021/8149 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6757
KARAR NO : 2021/8149
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı üçüncü kişi vekili, haciz yapılan binanın borçlu tarafından kiralandığını, kira bedelinin ödenmediğini, kira alacaklarına mahsuben restorantta bulunan malların 22/01/2018 tarihli fatura ile borçludan satın alındığını, ayrıca haczedilen mallar üzerinde müvekkilinin kira alacağı nedeni ile öncelikli hapis hakkı bulunduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında kiracı kiralayan ilişkisi olup, taşınmazda borçlunun borcu nedeniyle çok kere haciz yapıldığı, mahcuzların haciz altına alındığı bu durumda davacının eşyaların hacizli olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve hacizleri bilerek devraldığının kabulü gerektiği, yasada öngörülenin dışındaki yolla alacaklının hapis hakkını kullanma imkanı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahcuzların borçlu tarafından kira alacağı nedeni ile kira alacağına mahsuben devredildiği iddia edilmiş ise de, aynı zamanda hapis hakkının ileri sürüldüğü, oysa ki hapis hakkının ancak borçluya ait mallara ilişkin ileri sürülebileceği, hapis hakkı bulunduğu iddiasının malların borçluya ait olduğunun davacı tarafından kabul edildiğini gösterdiği,İİK 270.maddesi uyarınca işlem yapıldığı iddiasının yer almadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi tarafından bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince kararın İİK. 364/1. maddesi gereğince kesin olarak verildiği belirtilmiş, aynı gün hükmün kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlenmiş,davacının üçüncü kişinin temyiz dilekçesi sunması üzerine kesinleştirme şerhi iptal edilmeksizin karar Dairemize gönderilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki,2.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 25.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1.maddesine göre; Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen ve miktar ve değeri onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01/01/2020 tarihinden itibaren de yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, dava konusu 26.01.2018 tarihli hacze konu mahcuzların bir kısmının haciz esnasında değer tespiti yapılmış ise de, hacze konu mahcuzlardan 63 adet masa, 270 adet sandalye, ekmek fırını vd. gibi bir kısım mahcuzların değer tespitine yer verilmediği, ne var ki dosya kapsamında yer alan taşınır açık artırma ilanlarına göre dava konusu haciz tutanağında kıymet takdiri yapılamayan menkullerin değerininde belirlendiği bu hali ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu mahcuzların toplam değerinin yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçtiği anlaşılmakla;
Mahkemenin hatalı kesinleştirme şerhinin kaldırılmasına karar verildi.
Dosya ve ekleri incelendi, temyiz incelemesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.