YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8102
KARAR NO : 2021/10124
KARAR TARİHİ : 15.11.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
…
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek öğrenme tarihinin 12.12.2016 olarak düzeltilmesi isteminde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin süreden reddine karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile öğrenme tarihinin 12.12.2016 olarak düzeltilmesine karar verildiği, işbu karara karşı alacaklılar tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2018/12725 Esas, 2019/16434 Karar nolu ve 13/11/2019 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, akabinde Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, işbu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 2020/7194 Esas, 2020/9371 Karar nolu ve 05/11/2020 tarihli karar ile; kararın kesin olduğundan bahisle temyiz başvuru talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Borçlu … vekili tarafından verilen 08/03/2021 havale tarihli dilekçe ile; Dairemizin 2018/12725 Esas, 2019/16434 Karar nolu ve 13/11/2019 tarihli kararının, Dairemizin 05/11/2020 tarih ve 2020/7194 Esas, 2020/9371 Karar nolu kararı dikkate alınarak tavzih edilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında da; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” hükmüne yer verilmiştir.
Bozma kararımız sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince verilen 25/06/2021 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar ile birlikte ilk derece mahkemesinin usulsüz tebliğ şikayetinin süreden reddine dair kararı yerinde görülmüş olup, yukarıda belirtilen madde gereğince de Bölge Adliye Mahkemesi kararı bu haliye kesin nitelikte olduğundan Dairemizin 05/11/2020 tarih ve 2020/7194 Esas, 2020/9371 Karar nolu kararı ile temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa ki, tavzihi istenen Dairemizin 2018/12725 Esas, 2019/16434 Karar nolu ve 13/11/2019 tarihli kararına konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih 2017/2612 Esas, 2018/779 Karar nolu kararı yukarıda belirtilen maddede bahsi geçen nitelikte kararlardan değildir. (Zira Bölge Adliyesi Mahkemesi işbu kararında ilk derece mahkemesinin usulsüz tebliğ şikayetinin süreden reddine dair kararını kaldırarak yeniden esas hakkında şikayetin kabulü ile ödeme emrinin tebliğ tarihinin 12/12/2016 tarihi olarak kabulüne karar vermiştir.) Bu nedenle de işbu Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz incelemesine tabi tutulmuştur.
Buna göre; Dairemizin 2018/12725 Esas, 2019/16434 Karar nolu ve 13/11/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun olup tavzih talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Tavzih talebinin REDDİNE, 15/11/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
…