Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/8989 E. 2021/9088 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8989
KARAR NO : 2021/9088
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/2626 Talimat sayılı dosyasından yapılan ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, davacı şirketin ticaret sicilden resen terkin edildiğinden dava açıldığı tarih itibariyle tüzel kişiliği bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı borçlu şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesin’ce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 Sayılı TTK’ nun 545. maddesine göre, “Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir.” Aynı Kanunun 547. maddesinde ise; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren (münfesih) şirketin, yargılamanın tarafı olmak ehliyeti de bulunmamaktadır. Davadan önce veya dava devam ederken tüzel kişiliğin son bulması halinde davaya devam edilmesine imkan yoktur. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu resen de göz önünde bulundurması zorunludur.
Somut olayda, borçlu şirketin 18.02.0215 tarihinde ticaret sicilden terkin edildiği açık ise de; mahkemece 04.12.2018 tarihli tensip tutanağının 6.maddesinde “Davacı şirket temsilcisi …’ya şirketin ihyası hususunda dava açması için duruşma gününe kadar süre verilmesine” karar verildiği bunun üzerine şirket yetkilisi …’nın İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/83 E.,sayılı dosyası ile yeniden ihyaya ilişkin dava açtığı ve aynı mahkemenin 13.03.2019 tarihli kararı ile “davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 599318-0 sicil nosuna kayıtlı bulunup 18.02.2015 tarihinde 6102 Sayılı TTK’nun geçici 7.maddesi gereğince resen ticaret sicilden terkin edilen Rofalt Asfalt ve Mad. İşl. A.Ş.’nin 6102 Sayılı TTK’nun 547.ve geçici 7.maddeleri gereğince yeniden ihyasına” karar verildiğinden şirketin tüzel kişilik kazandığının kabulü gerekmektedir.
O halde, mahkemece, yeniden ihyasına karar verilen borçlu şirketin ileri sürdüğü ihalenin feshi isteminin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,davanın usulden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 30.12.2020 tarih 2020/1487 E.-2020/3151 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 08.01.2020 tarih 2018/1037 E. – 2020/49 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 19/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.