Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/9299 E. 2021/9545 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9299
KARAR NO : 2021/9545
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı isteminde bulunduğu, mahkemece davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına,takibin devamına ve davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, bu karara karşı borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile 12/09/2018 Tarih ve 85 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararının 1. ve 2. maddeleri ile 2018-32/51 sayılı Tebliğ hükümlerine dayalı olarak mevcut kira bedelinin TL cinsinden belirlenmediği, bu düzenleme karşısında takip dayanağı kira sözleşmesi ve 01.01.2014 tarihli “kabul-beyan ve taahhütnamedir” başlıklı belgenin icra takibine esas alınamayacağının anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı ve 12.09.2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 13.09.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından konuya ilişkin Hazine ve … Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2018-32/51)” 06.10.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunduğu, Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, gayrimenkul satış, kiralama sözleşmeleri ile … ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacağı hüküm altına alınmıştır.
Sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri, döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerin 32 Sayılı Kararın geçici 8. maddesi kapsamında Türk Parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi gerektiği, mutabakata varılamaması halinde ise akdedilen sözleşmelerdeki döviz ve dövize endeksli bedel, 2 Ocak 2018 tarihindeki Merkez Bankası
efektif satış kuru esas alınmak sureti ile Türk Lirası’na çevrilmek ve 02/01/2018 tarihinden, bedellerin taraflarca yeniden belirlendiği tarihe kadar TÜFE (TUİK tarafından her ay belirlenen) aylık değişim oranları uyarınca arttırılması sureti ile belirleneceği belirtilmiştir.
Aynı maddesin son bendinde ise 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen konut ve çatılı … yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller bu fıkranın ilk paragrafına göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenir. Ancak, Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir. Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olur.
Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar için bu fıkra hükmü uygulanmayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; alacaklı tarafından 01.01.2017 ve 01.01.2018 faiz başlangıç tarihli yıllık peşin ödenmesi gereken kira bedellerinin talep edildiği, davalı tarafından takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmediği için taraflar arasındaki dayanak kira sözleşmesinin söz konusu takip bakımından kesinleştiği ve bu sözleşmeye göre kira bedelinin her yıl 1 Ocak günü ve peşin olarak ödeneceğine dair düzenlenme dikkate alındığında, takip konusu 01/01/2017 ve 01/01/2018 tarihli döneme ait kira bedellerinin gecikmiş alacak niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, takip talebinde talep edilen ödenmeyen kira alacaklarının gecikmiş alacak olarak kabulüyle döviz cinsinden tahsilinin talep edilebileceği mümkün olduğundan ve borçlu tarafından borcun ödendiği yada alacağın sair bir nedenle kendisinden istenemeyeceği ispatlanamadığından itirazın kaldırılmasına dair ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir .
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin, 01/07/2021 tarih ve 2021/1421 E. – 2021/1858 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değilik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.