Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/9593 E. 2021/8491 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9593
KARAR NO : 2021/8491
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin, sair şikayetleri yanında satış ilanının usulsüz tebliği şikayeti ile 25.08.2020 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; ihalenin feshi talebinin reddine ve ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; satış ilanının tebliği için ” … 318. Sokak No:8 Karataş/Adana” adresine çıkartılan tebligatın TK’nın 35. maddesine göre kapıya asılmak suretiyle 11/02/2020 ve 23/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, Ticaret Sicil adresine normal tebligat çıkartılıp iade edilmeden doğrudan TK’nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış olmasının doğru olmadığı, ayrıca borçlu şirket adına yapılan kıymet takdiri ve icra emri tebliğinin de aynı nedenle usulsüz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırıldığı ve ihalenin feshine karar verildiği, anılan karara karşı davalı alacaklı banka vekilince temyiz isteminde bulunulduğu görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun; “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.” Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.
Borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Bölge Adliye Mahkemesince; borçlu şirketin Ticaret Sicil adresine öncelikle normal yoldan tebligat çıkartılıp iade edilmeden doğrudan TK’nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış olmasının usule uygun olmadığı gerekçesiyle ihalenin feshine hükmedilmiş olmakla, Dairemizce yapılan inceleme neticesinde borçlu şirketin ticaret sicil adresine
öncelikle olağan
yoldan tebligat çıkartıldığı ancak iade olduğu, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin doğru olmadığı anlaşılmış ise de bahsi geçen iade tebligatın “muhatabın tanınmadığı” şerhiyle iade edildiği, yukarıda da belirtildiği üzere anılan tebligatın geçerli olabilmesi için adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile iade edilmesi gerektiği, yapılan tebligatın bu nedenle usulsüz olduğu ve bu tebligata dayalı olarak TK’nın 35. maddesi kapsamında tebligat yapılamayacağı anlaşılmış olmakla bu gerekçeyle ihalenin feshi gerekirken yazılı gerekçeyle ihalenin feshi doğru değil ise de sonuçta ihalenin feshine karar verildiğinden sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 06/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.