YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13228
KARAR NO : 2023/5319
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte kambiyo vasfı şikayeti, icra dairesinin yetkisine ve senetteki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davacının yetki itirazının reddine, senedin kambiyo vasfında olmadığı yönündeki itirazın reddine, imzaya itirazın kabulü ile, İİK’nın 170/3’ncü maddesi uyarınca takibin davacı yönünden durdurulmasına, takip konusu asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve takip konusu asıl alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında yapılan takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davacının ikametgah adresinin Nevşehir olup Nevşehir icra dairelerinin yetkili olduğunu, tacir olmayanlar arasındaki yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, diğer borçlu …’ın da ikametgah adresinin Nevşehir olduğunu, takibe konu evrakın kambiyo vasfında olmadığını, vade tarihinde “Sıfır bir sıfır bir” yazdığını, geçersiz vade tarihi nedeniyle bono vasfında olmadığını, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacı tarafından bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle itirazlarının kabulü ile alacaklının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; bono üzerinde … mahkemelerinin yetkili olduğuna dair anlaşmaya varıldığını, bu nedenle … icra dairesinin yetkili olduğunu, bonodaki tarih kısmının yazıyla yazılan kısmında yer alan “Sıfır bir Sıfır bir ikibinyirmibir” ibaresi ile rakamla yazılan “01.01.2021” tarihinin aynı olup vadenin geçerli olduğunu, imza itirazları konusunda Adli Tıp Kurumu’nda inceleme yapılmasını beyan ederek davanın reddini savunmuştur ve davacı aleyhine alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senedin “…” ilinde keşide edildiği, buna göre alacaklının senedin keşide edildiği … icra dairesinde takip başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, senet metninde vade tarihinin yazıyla “Sıfır bir sıfır bir ikibinyirmibir” olarak belirtildiği, rakam ve yazıyla belirtilen vade tarihlerinin geçerli olduğu, bilirkişi Komiser Yardımcısı Adli Belge İnceleme Uzmanı … tarafından ibraz edilen 02.08.2021 tarihli rapora göre, takibe konu senet üzerinde atılı bulunan iki adet borçlu imzasının …’ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığının anlaşıldığı, davalı alacaklı vekilinin rapora itirazı üzerine mahkemece aldırılan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.12.2021 tarihli raporda takibe konu senetteki … adına atfen atılı imzaların …’ın eli ürünü olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davacının yetki itirazının reddine, senedin kambiyo vasfında olmadığı yönündeki itirazın reddine, davacı borçluya ait olmadığının her iki uzman bilirkişi raporuyla sabit olması nedeniyle davacının imzaya itirazının kabulü ile İİK’nın 170/3. maddesi uyarınca takibin davacı yönünden durdurulmasına, davalı alacaklının takibe konu senedin lehtarı olduğu, davacının ise senette kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, taraflar arasında yüz yüzelik ilkesi uyarınca davalı alacaklının senetteki kefil imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, bu durumda senedi takibe koymada kötü niyetin var olduğunun kabulü ile takip konusu asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davalının takip konusu asıl alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiği, bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları itirazlarının hiçbirinin değerlendirilmediği, talimat yolu ile davacının huzurda sağ ve sol el olmak üzere oturarak ve ayakta imza örneği vermesini istedikleri, ancak bu talebin de yerine getirilmediği, davacının ikametine fiili haciz için intikal edildiğinde her ne kadar imzadan imtina etmiş ise de, haciz memurlarına söz konusu imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiğini belirterek istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklının senedin keşide edildiği … icra dairesinde takip başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, takibe konu senedin ödeme günü bölümünde vade tarihinin rakamla 01.01.2021 olarak belirtildiği, senet metninde de vade tarihinin yazıyla “Sıfır bir sıfır bir ikibinyirmibir” olarak belirtildiği, rakam ve yazıyla belirtilen vade tarihlerinin birbiri ile uyuştuğu ve geçerli olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi … ile Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemelerde takibe konu senetteki imzaların …’ın eli ürünü olmadığının her iki raporda da tespit edildiği, taraflar arasında yüz yüzelik ilkesi uyarınca davalı alacaklının senetteki kefil imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, bu durumda senedi takibe koymada da kötü niyetin var olduğunun kabulünün gerektiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte kambiyo vasfı şikayeti, icra dairesinin yetkisine ve senetteki imzaya itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 2004 sayılı İİK md.169
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.