Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/6899 E. 2022/13884 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6899
KARAR NO : 2022/13884
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan müdahalenin men’i ve ecrimisil alacağına ilişkin ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, aynı ilama dayalı aynı alacak ile ilgili olarak daha önce ilamsız takip yapıldığını, mükerrer olan ilamlı takibin iptalinin gerektiğini, ayrı bir takip yapılabileceğinin kabulü halinde ise örnek 4-5 icra emri ile istenilmesi gereken bir işin yapılması talebinin örnek 2 nolu icra emri ile istenilmesinin usulsüz olduğunu bu nedenle örnek 2 icra emrinin iptalinin gerektiğini ve ihtiyati haciz kararının 10 gün içinde icra takibi yapılan dosya üzerinden infazı gerektiği halde ayrı takibe konu edildiği bu nedenle hacizlerin kaldırılması ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece borçlunun ayrı ayrı yapılan takipler nedeniyle bir zararının bulunmadığı aksi halde infazda tereddüt oluşacağı gerekçesiyle davacının şikayetinin ve taleplerinin reddine karar verildiği karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin her türlü
kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3 . maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 Sayılı HMK’nun 27. ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/6-18 esas-2011/30 karar sayılı, 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14- 29/4 sayılı kararları).
Somut olayda, borçlunun şikayetlerinin ve taleplerinin reddedildiğine dair hüküm kurulmuş ancak her bir talebinin neden reddedildiğine dair gerekçe belirtilmediği görülmüştür.
O halde mahkemece, borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü tüm şikayet sebepleri hakkında, yukarıda belirtilen ilkeler de nazara alınarak inceleme ve değerlendirme yapılıp, oluşacak sonuca göre gerekçesi de açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18/03/2022 tarih, 2021/2204 E.-2022/574 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28/10/2021 tarih ve 2021/403 E. – 2021/462K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.