Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7292 E. 2023/495 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7292
KARAR NO : 2023/495
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2020/370 K.

Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı 3. kişi şikayetçi vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından yürütülen icra takibinden müvekkili şirkete gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnamesine karşı süresi içerisinde itiraz ettiklerini, alacaklı tarafından İİK 89/4 gereği gerçeğe aykırı beyana dayalı olarak müvekkili hakkında tazminat talebinde bulunulduğunu, işbu davanın derdest olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen haciz ihbarnamesinin tümden geçersiz olduğunu, şekil şartına uyulmaksızın gönderilen haciz ihbarnamesine karşı süresiz şikayet yoluna gidilebileceğini, haciz ihbarnamesinde “doğması muhtemel tüm alacaklar” denildiğini, müstakbel alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi için üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık gösteren bir alacağın bulunmasının gerektiğini, ayrıca üç borçlu için tek haciz ihbarnamesi gönderildiğini bunun hüküm ve sonuç doğurmayacağını belirterek söz konusu takipten müvekkili adına gönderilen haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının her borçlu için ayrı ayrı haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerektiği yönündeki iddiasının usul ekonomi ve icra hukukuyla bir ilgisinin bulunmadığını, yargı üzerindeki yükün artmasına neden olacağını, davacının bu husus yönünde süresiz şikayet hakkının bulunduğuna ilişkin iddiasının da yasal dayanağı bulunmadığını, davacı tarafça haciz ihbarnamesine muttali olunduğu kabul edilmiş ve haciz ihbarnamesine cevap verildiği beyan edilmişken iş bu davanın tamamen kötü niyetli olarak açıldığını belli olduğunu, davacının haciz ihbarnamesine yönelik verdiği cevabın tüm borçlular yönünden verildiğini belirterek iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eden davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 12.02.2019 tarih ve 2017/12-369 Esas 2019/130 Karar sayılı ilamında doğrultusunda davacının hukuki yararının bulunduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 42, 43 ve 44. maddelerinde birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin ihtiva etmesi gereken hususların açıkça belirtildiği, öte yandan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2020 tarih ve 2018/1278 Esas 2020/126 Karar sayılı; “İİK’nın 89. maddesi hükmü ve anılan Yönetmelikteki açık düzenlemeler karşısında, yazılı şekil şartlarını içermeyen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin geçersiz olacağı tereddüde yer vermeyecek kadar açıktır. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan, üçüncü kişinin süresiz şikayet hakkı bulunmaktadır.” yönünde kararı doğrultusunda 89/1 haciz ihbarnamesinin şekil şartlarına uymaması halinde yapılacak şikayet süreye tabi olmadığı bu nedenle davanın süre yönünden reddine karar verilmediği, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 20.01.2020 tarih ve 2019/560 Esas 2020/390 Karar sayılı kararı ile onanmasına hükmedilen … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/1302 Esas 2018/1521 Karar sayılı kararına göre; birden fazla borçlu aleyhine tek bir haciz ihbarnamesi gönderilmesi de haciz ihbarnamesinin şeklen usule aykırı olmasına neden olduğunu, açıklamalar doğrultusunda birden fazla borçlu aleyhine tek bir haciz ihbarnamesi gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı, yasal şekil şartlarını taşımayan haciz ihbarnamesinin iptaline karar vermek gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulü ile; … 5. İcra Dairesinin 2019/3170 Esas sayılı takip dosyasından davacıya gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı tarafından her bir borçlu yönünden ayrı ayrı haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yargı üzerindeki yükün daha da arttırılmasından ve aşırı şekilcilikten başka birşey olmadığını, davacının haciz ihbarnamesinin her bir borçlu yönünden ayrı ayrı gönderilmesi gerektiği hususunda ve bunun süresiz şikayet hakkına sahip olunduğunu yasal dayanağı bulunmadığını, haciz ihbarnamesi her bir borçlu yönünden ayrı ayrı gönderilmemişse de bu hususun 3. kişinin haklarını ihlal eder mahiyette olmayıp olumsuz bir sonuç doğurmadığını, üçüncü kişinin şikayet hakkını ihlal etmediğini ve netice bakımından hiçbir farklılık meydana gelmediğini, davacının haciz ihbarnamesine vermiş olduğu cevabın tüm borçlular yönünden verilmiş olduğunu, davacıya verilen şikayet hakkının kötüye kullanıldığını ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 89. maddesi hükmü ve anılan yönetmelikteki açık düzenlemeler karşısında, yazılı şekil şartlarını içermeyen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin geçersiz olacağı, bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan, üçüncü kişinin süresiz şikayet hakkı bulunduğu, bu nedenle şikayetin esasının incelendiği, İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin birinci haciz ihbarnamesi başlıklı 42. maddesine göre haciz ihbarnamesinde borçlunun ve vekilinin kimlik bilgileri ile adresleri bulunmak zorunda olduğu, Yasa ve yönetmelik hükmüne göre her tüzel ve gerçek kişi borçlu için ayrı ayrı 1. haciz ihbarnamesi düzenlenmesi gerektiği (Benzer karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 1999/16451 esas 1999/17817 karar, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’ nin 2018/1302 Esas 2018/1521 sayılı kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarih ve 2019/560 esas 2020/390 karar), somut olayda, 3 borçlu için tek bir 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesinin hatalı olduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile haciz ihbarnamesinin iptaline dair verilen kararda hukuka aykırı yön bulunmadığı gerekçeleri ile davalının alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili dayanak yapılan kararın HMK ve İİK/Yönetmelikten önce mevcut mevzuata göre verilmiş olup, güncel olmadığı, itiraza uğradığı için, hüküm ve sonuç doğurma ihtimali kalmayan haciz ihbarnamesinin ayrıca iptalinde hukuki yarar olmadığı, “usul ekonomisi” ilkesi gereği, her bir borçlu için ayrı haciz ihbarnamesi gönderilmesinin pratik ve ekonomik bir yanı bulunmadığı, İcra ve İflas Kanunu veya Yönetmeliğinde, her bir borçlu için ayrı ayrı gönderileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay 12. HD 2014/2049 – 4490 K. sayılı kararında haciz ihbarnamelerinin aynı zarfta gönderilmesini “usul ve dava ekonomisi” açısından uygun bulunduğu, süresiz şikayet hakkı söz konusu olmadığı hususlarını ileri sürere kararının bozulmasını, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3. kişiye gönderilen İİK’nın 89/1. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 42, 43 ve 44. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.