YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7301
KARAR NO : 2023/491
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/609 E., 2022/104 K.
Taraflar arasındaki takibin ve icra emrinin iptaline ilişkin şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne icra emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; gönderilen icra emrinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacak kalemleri içerisinde ilam niteliğinde belge özelliği taşımayan kredi kartı, teminat mektubu gibi kalemlerden doğan alacağın da var olduğunu, bu haliyle yargılamaya tabi olan alacak kalemlerinin tahsili için icra emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin müşterek borçlu müteselsil kefil olması nedeniyle de icra emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra emri ile ilgili şikayetlerin ilama aykırılık niteliğinde olması nedeniyle süresiz şikayete tabi olduğunu bu nedenle takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacıların icra dosyasında ipotek maliki sıfatıyla takipten sorumlu olduklarını ve borçluluk sıfatlarının takip talebi ve icra emrinde belirtildiğini, davacıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatlarının takipte bulunmadığını, davacıların ipotek maliki sıfatıyla sorumluluklarının bulunması nedeniyle İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarı gönderilmesi zorunluluğu bulunmadığını, müvekkili banka tarafından … 4. Noterliği’nin 19.04.2019 tarihli 7068 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin keşide edilerek usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve davacıların söz konusu ihtarnameye itiraz etmediklerini, ihtarnamede belirtilen kredi kartı alacağının genel kredi sözleşmesi dahilinde borçlu şirketin kullanmış olduğu Business Cart olduğunu ve ticari hükümlere tabi olduğunu, ipoteğin borçlu firmanın kullandığı ticari/tüketici kredisi ayırımı yapılmadan verildiğini, hesap kat ihtarnamesinin borçluların bankaya bildirmiş oldukları adreslerine tebliğ edilmesi ve itiraz edilmemesi nedeniyle icra müdürlüğünce İİK’nın 149. maddesi uyarınca işlem yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, ihtarnameye itiraz edilse dahi bu hususunda ilamlı takip yapılmasına engel olmadığını, teminat mektubu alacağının depo talepli olarak istendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şikayetin konusunun, ilama aykırılık ve taraf sıfatına ilişkin olduğundan borçluların, kamu düzenine ilişkin olan bu hususlara yönelik şikayetlerini süresiz olarak icra mahkemesine bildirebileceği, taraf sıfatına ilişkin şikayetlerinin incelenmesinde; davacılardan …’un hem genel kredi sözleşmesinin kefili hem de ipotekli taşınmaz maliki olması ve kefalet borcu nedeniyle borçtan sorumlu olması yine davacılardan …’un ise ipotekli taşınmaz maliki olması ve ipotek limitince borcun ödenmesinden sorumlu 3. kişi olması nedeniyle İİK’nın 149/b maddesi hükmüne göre aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunan asıl borçlu ile birlikte haklarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatılarak icra emri gönderilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ilama aykırılık şikayetinin incelenmesinde; TTK’nın 16. maddesine göre ticaret şirketleri tacir sayılmakta olup, aynı kanunun 3. maddesine göre bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden olduğu, takibe konu edilen genel kredi sözleşmesinin borçlusunun … Tavukçuluk Gıda ve Yem San. Tic. A.Ş. olduğu, davacılardan …’un genel kredi sözleşmesinin kefili aynı zamanda kredi borcunu teminen adına kayıtlı taşınmazını ipotek ettiren 3. kişi olduğu, yine davacılardan …’un ise kredi borcunu teminen adına kayıtlı taşınmazını ipotek ettiren 3. kişi olduğu, asıl borçlu şirket ile alacaklı banka arasındaki genel kredi sözleşmesi, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı borcunun kaynağı hakkında ticari iş karinesinin olduğu, bunun aksinin ispat edilemediği, bu nedenle tüketici kredisinden söz edilemeyeceği, bu durumda davacı borçlulara icra emri çıkartılmasında usul ve yasaya aykırlık bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili; ilk derece mahkemesince verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerine gönderilen icra emrinin alacak kalemleri içerisinde ilam niteliğinde belge özelliği taşımayan kredi kartı, teminat mektubu gibi kalemlerden doğan alacağın da var olduğunu, bu haliyle yargılamaya tabi olan alacak kalemlerinin tahsili için icra emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin müşterek borçlu müteselsil kefil olması nedeniyle icra emri gönderilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluların ipotek maliki oldukları, kredi kullanan asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunduğu, haklarında takip yapılamayacağına yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, ancak takibin dayanağı olan … 4. Noterliği’nin 19.04.2019 tarih ve 7068 yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesine göre, hesabın kat edildiği tarihteki borcun sadece ödenmeyen kredi taksitleri ile faizlerinden ibaret olduğunun anlaşıldığı, alacaklının, hesap kat ihtarında belirtilmeyen Business Card riski alacağını ve teminat mektubundan kaynaklanan alacağını da ilamlı takipte talep ettiği, hesap kat ihtarında gösterilmeyen alacaklar yönünden dayanak belgeler ilam mahiyetini kazanmayacağından ilamlı icra takibi yapılamayacağı fakat ipotek, hesap kat ihtarında gösterilmeyen alacakları da teminat altına aldığından, takibin kısmen iptaline karar verilmesi halinde, alacakların teminatsız kalması sonucu ortaya çıkacağı, bu nedenle, ipotek hakkının bölünmezliği ilkesi karşısında icra emrinin tamamının iptal edilerek yerine ödeme emri çıkarılması gerektiği, mahkemece, şikayetin kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçeleri ile şikayetçiler vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, borçlulara keşide edilen … 4. Noterliği’nin 19.04.2019 tarih ve 7068 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin 2. sayfasında Business Card alacağı ile gayri nakit kredi alacağı dökümlerinin yer aldığı, Uyap evrak taraması yapılırken hesap kat ihtarının 2. sayfasının eksik tarandığı, gözden kaçırıldığının düşünüldüğü, bölge adliye mahkemesinin maddi tarama hatası eksik dayanak belge ile yaptığı inceleme ile hüküm tesisinin de maddi hatalı olduğu, şikayetin reddinin gerektiği, ihtarnamede belirtilen kredi kartı alacağının, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a tabi bir kredi kartı olmayıp, icra emrinde açıkça belirtildiği gibi genel kredi sözleşmesi dahilinde borçlu şirketin kullanmış olduğu Business Card olduğunu, ticari hükümlere genel kredi sözleşmesinin tabi olduğu yasal hükümlere tabi olduğu, tüm kredilerin ipotek kapsamında olup borçlu ve ipotek maliki aleyhine yasanın aradığı şekilde hesapları kat edildiğinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip açılıp icra emri gönderilmesinin yasaya ve taraflar arasında imzalanan ticari kredi sözleşme hükümlerine uygun olduğu, ihtarnamenin borçluların bankaya bildirmiş oldukları adreslerine gönderildiği ve ihtarnameye itiraz edilmediği, şikayetçilerin ipotek maliki oldukları, kötü niyetle taraf sıfatına itirazda bulundukları hususlarını ileri sürerek kararının temyizen bozulmasını ve şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin ve icra emrinin iptali istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK’nın 149 ve devamı maddeleri, İİK’nın 150/ı maddesi, TMK’nın 887. maddesi.
3. Değerlendirme
İİK’nın 150/ı maddesinde “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar” hükmü yer almaktadır.
İİK’nın 149/1 maddesinde “İcra memuru, … borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.” hükmü yer almaktadır.
İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için TMK’nın 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması TMK’nın 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.
Somut olayda, alacaklı banka tarafından şikayetçi ipotekli taşınmaz malikleri ve dava dışı asıl borçlu şirket hakkında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi krediler, Business kredi kartı riskinden kaynaklanan alacak ve açık olan teminat mektuplarından dolayı sorumlu olunan tutarın tahsili amacıyla limit ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, asıl borçlu ile birlikte şikayetçi ipotekli taşınmaz maliklerine gönderilen ve taraflarca itiraz edilmeyen … 4. Noterliği’nin 19.04.2019 tarih ve 7068 yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin ilk sayfasında ödenmeyen nakdi kredi taksitlerinin ve faizlerinin, ikinci sayfasında ise Business Kart alacağı ile teminat mektuplarına ilişkin gayri nakit kredi alacağı kalemlerinin yer aldığı görülmekte olup bu durumda ipoteğin teminat altına aldığı bu alacak kalemleri yönünden şikayetçi borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılmasında bir engel yoktur.
Öte yandan, genel kredi sözleşmesinin borçlusunun … Tavukçuluk Gıda ve Yem San. Tic. A.Ş. olduğu, şikayetçilerin ipotekli taşınmazların maliki oldukları, borçlu şirket ile alacaklı banka arasındaki genel kredi sözleşmesi, teminat mektuplarına ilişkin gayri nakit kredi ve kredi kartı borcunun kaynağı hakkında ticari iş karinesinin olduğu, bunun aksinin ispat edilemediği, bu nedenle tüketici kredisinden de söz edilemeyeceğinden icra emri çıkartılmasında usul ve yasaya aykırlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.