Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7660 E. 2023/46 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7660
KARAR NO : 2023/46
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra müdürlüğünün kararının kaldırılmasına ilişkin şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Büyükçekmece 2. icra müdürlüğü’nün 2017/837 Esas sayılı dosyasında 22.11.2017 tarihli ihalenin müvekkili adına 1.950.000 TL bedel ile gerçekleştiğini, gayrimenkulun teslimi tarihinde %18 KDV oranına tabi konutların ve işyerlerinin 31.12.2019 tarihine kadar teslimlerinde KDV oranının geçici olarak %8 olarak uygulanacağını, icra müdürlüğünün yasaya aykırı düzenlemiş olduğu %18 KDV matrahının %8 olarak düzenlenmesine karar verilmesini talep ettiğini, icra müdürlüğünden fazla ödenen miktarın iadesi istendiğini icra müdürlüğünce reddedildiğini ileri sürerek, fazladan ödenen miktarın iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale alıcısının, ihale şartlarını bilerek ihaleye girdiği ve ihale konusu taşınmazı 22.11.2017 tarihinde verdiği teklifle aldığı, bu durumda, herkes için kesinleşmiş olan ihale şartları çerçevesinde yapılan ihaleden sonra KDV’nin daha düşük (yüzde 8 oranı üzerinden) uygulanması talebinin icra mahkemesinde öne sürülemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; gayrimenkulün 15.06.2019 tarihinde fiilen teslim alınıp 5.09.2019 tarihinde tescil edildiğini, gayrimenkulun teslim tarihinde %18 KDV oranına tabi konutların ve işyerlerinin 31.12.2019 tarihine kadar teslimlerinde KDV oranının geçici olarak %8 uygulanacağını, dolayısıyla 31.12.2019 tarihine kadar Türkiye’de yapılacak olan konut ve işyeri satışlarında %18 oranında KDV uygulanamayacağını, tapu tescili için fazladan ödeme yaptıklarını belirterek bu ödemenin iade edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; KDV oran değişikliği konusundaki 24.12.2007 Tarihli 2007/13033 Sayılı Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararına göre, konutlar için %18 yerine %8 oranla KDV hesabı yapılacağı hususunun düzenlendiği, 30.04.2018 tarihli ve 2018/11674 sayılı kararname ile 2018/11674 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına Ek Geçici 3.madde eklenerek “31.10.2018” tarihine kadar aynı vergi oranlarının devam edeceğinin hüküm altına alındığı, 31.10.2018 tarihli ve 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile işbu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan kararın geçici 3’üncü maddedesinde yer alan “31.10.2018” ibaresi “31.12.2018” şeklinde 30.12.2018 Tarihli ve 535 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “31.12.2018” ibareleri “31.03.2019” olarak değiştirildiği, en son bu sürenin 31.12.2019 tarihine kadar uzatıldığı, ihale şartlarının herkes için aynı şekilde kesinleştiği ve ihale alıcısı tarafından kesinleşen bu ihale şartlarının kabul edilerek ihale bedelinin yatırıldığı, hukuk kurallarında değişiklik yapılırken bu değişikliklerin geçmişte tamamlanmış işlem ve/veya kazanılmış haklara geriye dönük olarak uygulanmasının hukuki güvenliğin zarar görmesine neden olabileceği, ihale şartlarının ihaleden sonra ihale alıcısı lehine değiştiremeyeceği, gerekçeleriyle istinaf talebinin HMK 353(1)-b/1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödenen KDV’nin iadesi talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 2576 Sayılı Kanun

2. Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.02.2022 tarih ve 2021/524 E. – 2022/120 K. sayılı kararı

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıda yer alan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dairemiz içtihatları; Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 03.05.2021 tarih ve 2021/259 E. – 2021/316 K. sayılı ilamı gereğince, KDV’ye ilişkin işlemin kaynağının icra müdürlüğünün tesis etmiş olduğu karara ilişkin olduğundan bahisle, işlemin yasaya uyarlılığının, şikayet yoluyla, icra mahkemelerinin denetiminde olduğunun kabulü gerektiği yönünde iken, Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.02.2022 tarih ve 2021/524 E. – 2022/120 K. sayılı kararı ile; “ihale yoluyla satışı yapılan taşınmaza ilişkin olarak tahakkuk ettirilen %18 oranlı KDV’nin vergi dairesince tahsil edildiği noktasında tartışma bulunmadığı, bu durumda satış memurluğunun vergi sorumlusu sıfatının sona erdiği, verginin iadesinin muhatabının vergi dairesi olduğu, bu kapsamda açılan davada da, 3065 sayılı Kanun hükümleri gereğince katma değer vergisine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü görevinin, 2576 sayılı Kanun uyarınca idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemelerine ait bulunduğu” şeklindeki son kararı gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek, ihalenin gerçekleşmesinden sonra yapılan “KDV ödemesinin iadesi” talepleri hakkında, vergi mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olayda; şikayete konu KDV’nin, şikayet tarihi olan 30.10.2019 tarihinden önce 14.10.2019’da ödendiği görülmekte olup, verginin iadesinin muhatabı da artık vergi dairesidir. Bu kapsamda açılan davada da; uyuşmazlığın çözümü görevi idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemelerine aittir.
Her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin karar tarihleri itibariyle yukarıda yer alan vergi mahkemelerinin görevli olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesi kararı henüz mevcut değil ise de; HMK’nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmasına ilişkin dava şartı ile aynı Kanunun 115. maddesine göre mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ile dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde HMK’nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğine ilişkin düzenlemeler gereğince, temyiz incelemesi aşamasında yargı yolunun değerlendirilmesi gerekmiştir.
O halde mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması , istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.