Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8056 E. 2023/613 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8056
KARAR NO : 2023/613
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/836 E., 2022/1043 K.
DAVA TARİHİ : 08.03.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/109 E., 2022/194 K.

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti ve borçlunun çiftçi olduğunu ileri sürerek tarım arazisi niteliğindeki taşınmazının haczedilemeyeceği şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince meskeniyet şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına, şikayete konu taşınmaz üzerindeki haciz, meskeniyet şikayetinin kabulü ile kaldırıldığından İİK’nın 82/4 maddesi gereğince haczin kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; haczedilen taşınmazın borçlunun ailesi ile birlikte ikamet ettiği ve sahip olduğu tek mesken olduğunu, ayrıca geçimini çiftçilikle sağlayan borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan tarım arazisinin de haczinin mümkün olmadığından çiftçilik yaparak kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığı arazi üzerine ve ikamet ettiği evin üzerine haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/alacaklı vekili cevap dilekçesinde; … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/963 Esas 2016/512 Karar sayılı dosyası nazara alındığında şikayetin HMK m.114/1-i hükmü uyarınca uyuşmazlığa ilişkin kesin hüküm bulunması sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, söz konusu arazinin tarım için kullanılmadığı gibi bu özelliği de taşımadığından davacının haczedilemezlik şikayetinin usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının adına kayıtlı başka meskenin olmadığı, ikamet ettiği meskende fiilen eşi ile birlikte yaşadığı, çiftçilik ile uğraştığı, dosya kapsamına ve günün ekonomik şartlarına uygun bulunan 07.02.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda, mahçuz meskenin kıymetinin 197.680,00 TL olduğu, ekonomik ve sosyal durumuna göre haline münasip bir evi ancak 250.000,00 TL’ye satın alabileceği belirtildiğinden, dava konusu taşınmazın davacının haline münasip mesken niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına, şikayete konu taşınmaz üzerindeki haciz, meskeniyet şikayetinin kabulü ile kaldırıldığından İİK’nın 82/4 maddesi gereğince haczin kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı/alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/963 Esas 2016/512 Karar sayılı dosyası nazara alındığında şikayetin HMK m.114/1-i hükmü uyarınca uyuşmazlığa ilişkin kesin hüküm bulunması sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, dosyadan aldırılan bilirkişi raporu hatalı iken itirazları sebebiyle aldırılan ek raporun daha izaha muhtaç şekilde yanlış hazırlandığını … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/963 E. 2016/512 K. sayılı davasında alınan bilirkişi raporundan bugüne kadar aradan 6 yıl geçtiğini, 6 yıl içerisinde enflasyon oranlarında ve pandemi sebebiyle gayrimenkul fiyatlarında olağanüstü bir artış gerçekleştiğini, ancak mahkemeye sunulan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının taşınmazının toplam miktarının 197.680,00 TL hesaplandığını, 6 yıl önce hesaplanan değerden sadece 56.488 TL fark ortaya koyulduğunu, totalde %40’lara yakın bir oranda zamlanma meydana gelmişken, davacının alabileceği haline münasip ev 6 yıl önce 82.200,00 TL hesaplanmış güncel bilirkişi raporunda ise 210.00,00 TL ve sonrasında 07.02.2022 tarihli ek raporda 250.000,00 TL olduğu kanaatine varılarak toplamda %304’ün üzerinde bir oranda artış meydana geldiğini, iki taşınmazın değer hesaplaması yapılırken ortaya çıkan bu tutarsızlığın yerel mahkemece gözetilmediğini, bilirkişi raporunu hazırlarken borçlu/davacının haline münasip taşınmazın değerlendirmesi başlığı altında; dava konusu taşınmazın bulunduğu … İli Gelendost İlçesine bağlı Avşar Köyünde bulunmasına ve borçlunun hayatını burada idame ettiriyor, ailesi ile bu adreste yaşıyor olması sebebiyle Gelendost İlçesi sınırları içerisinde örnek haline münasip ev fiyat araştırması yapılması gerekirken Yalvaç İlçesinde fiyat araştırması yapılmasının hatalı olduğunu, diğer yandan davacının çiftçinin geçimi için zorunlu tarım arazisinin haczedilemeyeceği’ iddialarının mesnetsiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile süresinde satış istendiğinden veya 1 yıllık satış isteme süresi geçmeden iş bu şikayette bulunumakla ayakta olduğu anlaşılan hacizlerin; 05.06.2015 ile 28.10.2020 tarihli hacizler olduğu, … 3. İcra Mahkemesi’nin 28.04.2016 tarih 2014/963 E. 2016/512 K. sayılı ilamın iş bu şikayet dosyası için “kesin hüküm” oluşturmasının söz konusu olmadığı, şikayetin 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı, şikayetçinin, sadece eşine bakmakla yükümlü olduğundan 2 oda 1 salon evin ailesi için haline münasip olduğunu, bilirkişilerin gerek asıl gerek ek raporlarında, şikayete konu taşınmazın değerinin belirlenmesine yönelik esas aldığı yöntem ve belirlenen değerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gibi bilirkişilerin ek raporunda, haline münasip taşınmaza yönelik yaptığı araştırmanın (asıl raporun aksine) şikayetçi borçlunun köyüne en yakın ilçe merkezi olan Gelendost’ta yapıldığı, haline münasip ev değerinin ne şekilde tespit edildiğine dair açıklamanın raporda yer aldığı, yapılan açıklama uyarınca haline münasip ev değerinin belirlenmesinde de herhangi bir usulsüzlük yapılmadığı gerekçeleri ile kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet ve çiftçilik nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 82/4 ,82/12 inci madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.