Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8083 E. 2023/687 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8083
KARAR NO : 2023/687
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibin taliki ve iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; Müvekkili … alacaklı banka ile gayrimenkul kredi sözleşmesi imzalarken söz konusu gayrimenkul üzerine bankaca ipotek tesis edildiğini, kredi sözleşmesi imzalarken bankanın alacağına teminat olarak senet verildiğini, alacaklı tarafından öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması gerektiğini, düzenleme tarihi ve vade tarihi arasında uzun zaman olmasının senedin teminat senedi olduğunu ispatladığını, senedin vade tarihi kısmındaki tahrifatın bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın çıplak gözle görülebilecek derecede aşikar olduğunu, senedin senet vasfını yitirdiğini iddia ederek takibin iptaline, alacaklı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkillerinin banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, teminat senedi iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise borçlunun bu iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, davacıların zamanaşımı ve tahrifat iddiasının gerçeği yansıtmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın tahrifatın olduğu ya da olmadığı sonucuna varılamayacağı, davacı tarafa usulüne uygun olarak kesin süre süre verilmesine rağmen bilirkişi ücretinin kesin süre içinde yatırılmadığından bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar vermek gerektiği, borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklının, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabileceği, alacaklının tercih hakkını bu takip türünden yana kullandığı, senedin teminat senedi olduğu iddia edilmiş ise de senet metninde açıkça teminat ilişkisine dair bir ibare bulunmadığı gibi bu hususta ayrı bir yazılı delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili …’ın alacaklı banka ile gayrimenkul kredi sözleşmesi imzalarken söz konusu gayrimenkul üzerine bankaca ipotek tesis edildiğini, alacaklı tarafından öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması gerektiğini, senedin düzenleme tarihi ve vade tarihi arasında uzun zaman farkından senedin teminat senedi olduğunun açık olduğunu, senedin vade tarihi kısmında tahrifat yapıldığının bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın çıplak gözle görülebilecek derecede aşikar olduğunu, senedin vade tarihi kısmında 0 rakamı çizilerek 1 yapıldığını, senette çift vade olduğunu, takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili 22.03.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesini sunacağını beyan ettiği, davacı vekiline gerekçeli kararın 17.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekili tarafından uyap sistemi üzerinden ayrıntılı istinaf dilekçesi tebliğden itibaren 10 günlük kanuni süre içinde olmayıp 28.04.2022 tarihinde ibraz ettiği, davacının süre tutum dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçesini göstermediği, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Müvekkili …’ın alacaklı banka ile gayrimenkul kredi sözleşmesi imzalarken söz konusu gayrimenkul üzerine bankaca ipotek tesis edildiğini, alacaklı tarafından öncelikli olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması gerektiğini, senedin düzenleme tarihi ve vade tarihi arasında uzun zaman farkından senedin teminat senedi olduğunun açık olduğunu, senedin vade tarihi kısmında tahrifat yapıldığının bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın çıplak gözle görülebilecek derecede aşikar olduğunu, senedin vade tarihi kısmında 0 rakamı çizilerek 1 yapıldığını, senette çift vade olduğunu, takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Takibin Taliki ve İptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 16.,İİK 45., İİK 169/a maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.