YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8972
KARAR NO : 2023/264
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmadığını, borçlunun üçüncü kişinin kardeşi olması dışında ticari veya ortak bağı olmadığını, üçüncü kişinin faaliyetine borcun doğumundan çok önce başladığını, mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu ile üçüncü kişinin kardeş olduğunu, faaliyet alanlarının ve ünvanlarının aynı olduğunu, 24.8.2020 tarihli protokol ile üçüncü kişinin borçlunun borcunu kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz esnasında borçlunun hazır olmadığı, ödeme emrinin borçluya haciz mahallinde tebliğ edilmediği, haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunamadığı, davacı 3. kişi ile borçlunun kardeş olmaları ve aynı alanda faaliyet göstermelerinin tek başına mülkiyet karinesinin alacaklı yararına işletilmesine yeterli olmadığı, alacaklı tarafın karinenin aksini ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı, davacı ile borçlunun kardeş olduğunu, borçlunun ve davacının ticari faaliyetlerini aile birliği içersinde tek merkezden yürüttüklerini, borçlu … vergi kayıtlarında belirtilen iş yeri adresinin, “… Halı” ve “… Halı” sayfalarında “… Halı- …” ana bayi olarak gösterildiğini, davacı kendi rızası ve iradesiyle borcu kabul etmişse de, haksız ve kötü niyetli olarak haciz baskısı altında bırakıldığını iddia ettiğini, oysa davacıya karşı hiçbir baskı yapılmadığını, davacının bankanın borçlusu olmamasına karşın, rızası ile ödeme iradesi göstererek taahhütte bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haczin 3.kişinin adresinde yapıldığı, davacı firmanın borcun doğumundan önce kurulduğu, haciz sırasında borçluya ait evrak bulunmadığı, davacının kendi rıza ve iradesiyle borcu üstlendiği ileri sürülmüş ise de, davacı 3. kişinin takip dosyası borcunun bir kısmı için bono vermesinin tek başına borcun tamamından sorumlu olduğu, borçlu ile muvazaalı işler yaptığı ve borcu üstlendiği anlamına gelmeyeceği, işyerine takip dosyasından hacze gelinmesi, mahcuzlarının haczedilmesi karşısında 3. kişinin hacizlerin devam edeceği endişesiyle borcun bir bölümü için ödeme vaadinde bulunmasının haciz işlemlerini önlemek amacına yönelik olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olduğu, bu karinenin aksinin yanı mahcuzların borçluya ait olduğunun veya borçlunun ticari faaliyetlerini 3. kişi üzerinden sürdürerek, alacaklıdan mal kaçırma gayretinde olduğu hususunun davalı alacaklı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlunun kardeş olduğunu, borçlu … vergi kayıtlarında belirtilen iş yeri adresinin, “… Halı” ve “… Halı” sayfalarında “… Halı- …” ana bayi olarak gösterildiğini, davacınında borçlunun da aynı unvanı kullandığını, ikametgah adreslerinin aynı olduğunu, davacı kendi rızası ve iradesiyle borcu kabul etmesine rağmen kötüniyetle menfi tespit davası açtığını, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ 503 E. sayılı dosyası ile davanın reddedildiğini, anılan mahkemenin gerekçesinde davacının serbest irade ile bono düzenlendiğine yer verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 9.621,60 TL onama harcı için peşin alınan 2.405,40 TL harcın mahsubu ile kalan 7.216,20 TL harcın temyiz eden davalı alacaklıdan tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.