Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8987 E. 2023/1661 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8987
KARAR NO : 2023/1661
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzalarının taklit edildiğini, senetteki yazıların da müvekkiline ait olmadığını, takip alacaklısının müvekkiline 46.750,00 Euro borcu olduğunu iddia ederek takibin durdurulmasını, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun iddialarının asılsız olduğunu, senedi davacının düzenlediğini, usule uygun olarak takibe konulduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklının davacı borçlu aleyhine bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlattığı, tatbike medar imzalar toplanıp, davacının imza örnekleri de usulünce alındıktan sonra dosyanın … Jandarma Kriminal Laboratuvarına Müdürlüğüne gönderildiği, 12.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda “inceleme konusu senet üzerinde … adına atfen atılı bulunan imza ile … mevcut mukayese imzaları arasında yapılan incelemede ve karşılaştırmalarda; imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, imzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzaların dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki yatay çekiliş hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki buklesel hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketlerinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görüldüğü söz konusu imzaların …’ın eli ürünü olduğu” kanaatine varıldığının belirtildiği, raporun denetime elverişli olup hükme esas alınması gerektiği, borca yönelik itirazın ise İcra İflas Kanunu 169/a maddesi gereğince resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat etmesi gerektiği, somut olayda davacının borca itirazını kanıtlayacak yukarıda yazılı nitelikte belgeler ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat ve para cezası talebinin dosya tedbiren durdurulmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesinde; davaya konu senedin 124.000,00 Euro gibi çok yüksek bir değerinin olduğu gözetilerek Adli Tıp Kurumunun ilgili dairesinden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun kesin kanaat içermediğini, raporda imzaların benzer olduğundan bahsedildiğini, imzalar arasında olan basit bir benzerliğin değil, imzaların davacının eli ürünü olup olmadığını net bir şekilde ortaya koyan güvenilir cihazlarla yapılmış teknik ve kesin bir tespitin gerekli olduğunu, alacaklının hep aynı yöntemi kullanarak sağlığı yerinde olmayan kişilerden faydalandığını, onları sahte senetler doldurarak kendisine borçlandırdığını, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıktan derdest dava dosyası olduğunu iddia etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu bononun kambiyo vasfını haiz olduğu, alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkının bulunduğu, karşılaştırmaya elverişli yeterli miktarda örneklerle ve takip konusu bononun imza incelemesi için … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’ne gönderildiği, … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nce düzenlenen raporda imzanın borçlu elinden çıktığının kesin olarak belirtildiği, uzmanlık raporunun bilimsel verilere uygun, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, yeniden bilirkişi raporu alınmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, alacaklının takip konusu bonodaki borçluya atfedilen imzaların borçluya ait olduğunu ispat ettiği, İlk Derece Mahkemesince kesin kanaat bildirilen uzmanlık raporu hükme esas alınarak imzaya itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu temyiz dilekçesinde; davaya konu senedin 124.000,00 Euro gibi çok yüksek bir değerinin olduğu gözetilerek Adli Tıp Kurumunun ilgili dairesinden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun kesin kanaat içermediğini, ayrıntılı inceleme yapabilecek cihaz ve donanımlar ile inceleme yapılmadığını, yalnızca basit şekilde benzerlik yolunda bir inceleme yapıldığını, imzaların davacının eli ürünü olup olmadığını net bir şekilde ortaya koyan güvenilir cihazlarla yapılmış teknik ve kesin bir tespitin gerekli olduğunu iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169. , 170. ve ilgili maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.