Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9313 E. 2023/506 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9313
KARAR NO : 2023/506
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/752 E., 2022/1352 K.
DAVA TARİHİ : 30.11.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/654 E., 2022/5 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; usulsüz tebligat ve meskeniyet şikayetinin reddine, ihalenin feshi isteminin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu, taşınmazın 6+1 odalı olmasına rağmen ilanda 4+1 şeklinde yazıldığını, borçluya yapılan kıymet takdir raporu ve ilan tebliğinin usulsüz olduğunu, alacaklı tarafından başka dosyalarda başlatılan icra takipleri nedeniyle yapılan araç satışları ile işbu dosya borcunun sona ermesine rağmen, söz konusu satışların dosyaya bildirilmemesi nedeniyle sona ermiş borç için satış yapılmasının usulsüz olduğunu, birinci ve ikinci artırma arasında Yasa’da düzenlenen sürelere uyulmadığını, pey sürme devam etmesine rağmen ihalenin sonlandırıldığını, şikayete konu taşınmazın aile konutu olması nedeniyle satılamayacağını ileri sürerek tapunun 7 parselinde kayıtlı 41 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir.

Öte yandan şikayetçi borçlu, 13.01.2022 tarihli son duruşmadaki beyanı ile satışı yapılan taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek İİK’nın 82/1-12. maddesi gereğince haline münasip ev araştırması yapılmadan satışın gerçekleştirilmesinin de usulsüz olduğunu ileri sürmüştür.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; borçluya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu, araç satışlarının yapıldığı diğer takip dosyalarının borçlusunun şikayetçi borçlu olmadığını, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığını ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; satış ilanında taşınmazın “6+1 dubleks daire” olarak yazıldığını, kıymet takdir raporunun itirazsız kesinleştiğini, tebligatların usulüne uygun yapıldığını, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığını, iki artırma arasında makul süre olduğunu, diğer takip dosyalarında yapılan satışların ihaleden önce işbu takip dosyasına bildirilmemesi nedeniyle yapılan ihalenin usulüne uygun olduğunu ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet takdir raporunun şikayetçi borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve kıymet takdir raporu tebliğ tarihi itibariyle meskeniyet şikayetinin 7 günlük yasal sürede ileri sürülmediği belirtilerek usulsüz tebligat ve meskeniyet şikayetinin reddine, ihalede zarar unsuru bulunmadığından bahisle de ihalenin feshi isteminin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu İİK’nın 103. maddesi kapsamında düzenlenen davetiyenin borçluya tebliğ edilmediğini, taşınmazın 6+1 olmasına rağmen 4+1 olarak ilan edildiğini, satış ilanının borçluya tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmekle birlikte araç satışlarının yapıldığı diğer takip dosyaları nedeniyle işbu takip dosyasının borcunun sona ermesine rağmen satışın gerçekleştirildiğine ilişkin iddiasının mahkemece incelenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışa hazırlık işlemlerinin ilan tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle fesih nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, kıymet takdir raporunun itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve ipotekli takipte meskeniyet şikayetinin dinlenemeyeceği gerekçeleri ile şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 82/1-12., 134.,

3. Değerlendirme
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; İİK’nın 82/1-12. maddesine dayalı bir meskeniyet şikayetinin bulunmadığı, son duruşma sırasında ileri sürdüğü meskeniyet iddiasının ise ihalenin feshi sebebi olarak belirtildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince müstakil bir meskeniyet şikayeti yapıldığının kabulü ile hükümde bu konuda ayrı bir karar verilmesi yerinde değil ise de; sonuçta talep reddedilmiş olduğundan ve bu husus alacaklı tarafından temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Şikayetçinin belirttiği takip dosyalarında yapılan araç satışları nedeniyle ihaleden önce dosya borcunun sona ermesine rağmen satış yapıldığına ilişkin iddianın, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediği anlaşıldığından, Dairemizin 30.11.2022 tarihli eksiklik talep yazısı ile söz konusu takip dosyalarının gönderilmesi istenmiş ve dosya içerisine alınan takip dosyalarının incelenmesi sonucunda, söz konusu takiplerin borçlusunun şikayetçi borçlu olmadığı görülmekle, yapılan araç satışlarına ilişkin satış bedellerinin işbu dosya borcundan mahsubunun mümkün olmadığı tespit edildiğinden, bu yöne ilişkin fesih iddiasının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.