YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3254
KARAR NO : 2023/6633
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
…
…
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından, prim alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun gereğince yapılan takip nedeniyle borçluya ait taşınmazın satıldığı, borçlunun ihalenin feshi istemi ile … İcra Mahkemesine başvurduğu, Mahkemece; şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, karara karşı alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin süre aşımından reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile kararın kesin olarak verildiğinden bahisle borçlunun temyiz talebinin reddedildiği, borçlu tarafından bu ek karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiştir.
115. maddesine göre ise mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 sayılı Kanunu’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte; 6100 sayılı Kanun’un 138. maddesi ile 142. maddesi gözetildiğinde, dava şartlarının hak düşürücü sürelerden önce değerlendirileceği tereddütsüzdür.
6183 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre, gayrimenkul ihalelerinin feshi, gayrimenkulün bulunduğu yerin icra mahkemesinden şikâyet yoluyla talep edilebilir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 16. fıkrası uyarınca, Kurumun (…) süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51., 102. ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Aynı maddenin 19. fıkrası uyarınca ise, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.
5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre daha özel bir düzenleme olup, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin 16. fıkrası uyarınca prim ve diğer alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Kanun uyarınca yaptığı icra takipleri nedeniyle gerçekleştirilen taşınmaz ihalelerinin feshine ilişkin şikayetler hakkında da aynı maddenin 19. fıkrası hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde, alacaklı birimin bulunduğu yer iş mahkemesi olan … İş Mahkemesi görevli ve yetkili olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince; dava şartları arasında yer alan mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, 6100 sayılı Kanun’un 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesini müteakip 2 hafta içerisinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ve yetkili … Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken şikayetin süreden reddine ve akabinde kararın kesin olarak verildiğinden bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 10.03.2023 tarih ve 2023/223 E. – 2023/482 K. sayılı ek kararının KALDIRILMASINA ve 22.02.2023 tarih, aynı esas ve karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi
(M) (M)
…
Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 16. fıkrası “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51’inci, 102’nci ve 106 ‘ncı maddeleri hariç
diğer maddeleri uygulanır. Kurum, Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulamasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce verilen yetkileri kullanır” hükmünü düzenlemektedir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 99. maddesine göre gayrimenkul ihalelerinin feshi, gayrimenkulün bulunduğu yerin icra mahkemesinden şikayet yolu ile talep edilebilir 6183 sayılı kanunun 99.maddesi, 5510 sayılı kanunun 88.maddesinin 16.fıkrasında prim ve diğer alacaklarının tahsilinde hariç bırakılan maddeler arasında sayılmadığından prim alacaklarının tahsili için başlatılan takipte yapılan gayrimenkul ihalesinin fesih şikayetinde uygulama alanı bulmakta olup, görevli mahkeme icra mahkemesidir. 5510 sayılı kanunun 88.maddesinin 19. fıkrasında yazılı “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun Uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz” hükmü aynı Kanun’un 88. maddesinin 16. fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 6183 sayılı Kanun’un 99.maddesine göre genel nitelikte bir hükümdür.
Söz konusu 88. maddenin 16. fıkrası kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinin 6183 sayılı Kanunda yazılı usule göre yapılacağını düzenlemiş olup bu Kanun’un 99. maddesi bu takip usulü içinde yapılan gayrimenkul ihalenin feshinde görevli mahkemeyi münhasıran belirlediğine göre görevli mahkemenin iş mahkemesi değil icra mahkemesi olduğunun kabulü gerekmektedir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi konu ile ilgili emsal içtihatlarında gayrimenkul ihalenin feshinde görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğu görüşündedir. (10. HD 5.11.2018 tarih 2016/4226 E. 2018/8925 K; 24.11.2015 tarih 2015/11310 E. 2015/20437 K. 27.11.2018 tarih, 2016/6933 E. 2018/11254 K. sayılı kararları.)
Somut olayda Alacaklı Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı, prim alacaklarının tahsili için 6183 sayılı kanun gereğince yaptığı takip nedeniyle borçluya ait taşınmazın ihalesinin feshi istemi ile … İcra Mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikâyetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, karara karşı alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunu kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, süre aşımından reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile karar kesin olarak verildiğinden bahisle borçlunun temyiz talebinin reddedildiği, borçlu tarafından ek karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Şikâyet ihalenin feshine ilişkin olup temyizi kabil bulunduğundan ek kararın kaldırıldıktan sonra işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi görüşünde olduğumdan yazılı gerekçe ile iş mahkemesi, görevli mahkeme olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi isabetsizdir.
Üye Dr. …
Üye …’in Karşı Oy Yazısı:
6183 Sayılı Kanun’un 99. maddesine göre, bu kanuna göre yapılan takipler neticesinde gayrimenkul ihalesi gerçekleşmiş ise; bu ihalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra mahkemesinden şikayet yolu ile istenebilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 16. fıkrası ile Kurumun (…) süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 51, 102 ve 106 maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Aynı maddenin 19. fıkrası ile de; Kanun’un prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasında doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde kurumun alacaklı biriminin bulunduğu İş Mahkemesi yetkilidir düzenlenmesine yer verilmiş ise de bu fıkra 12. fıkra ile uygulanmasına devam edileceği belirtilen 6183 sayılı yasanın 99. Maddesinin ortadan kalktığını gösterir açık bir hüküm değildir. Mülga 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80/5. maddesinde de “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. 102. ve 106. maddeleri hariç diğer hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere amaçlanan 6183 Sayılı yasanın 99. maddesinin uygulanmaya devam etmesidir. Yasa koyucu yasa ve durum değişikliklerine rağmen kural olarak 6183 sayılı yasanın uygulanacağını benimsemiş, uygulanmayacak maddelerini sınırlı olarak saymıştır. 5510 sayılı yasada 6183 sayılı Yasa’nın 99. maddesinin uygulanmayacağına dair bir hüküm bulunmadığından özel yasa, genel yasa değerlendirmesinin uygulama yeri bulunmamaktadır.
Bu nedenle 6183 sayılı Yasa’ya göre yapılan kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde diğer uyuşmazlıklar için 5510 sayılı Yasa’nın 88. Maddesinin 19. Fıkrasına göre İş Mahkemeleri yetkili ise de, ihalenin feshine ilişkin özel düzenleme içeren 6183 sayılı Yasa’nın 99. Maddesi gereğince, ihalenin feshinin gayrimenkulün bulunduğu yerin İcra Mahkemesinden şikayet yolu ile istenilmesi gerekir.
Somut olayda alacaklı Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı, prim alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Kanun gereğince yaptığı takip nedeniyle borçluya ait taşınmazın ihalesinin feshi istemi ile … İcra Mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, karara karşı alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, süre aşımından reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile karar kesin olarak verildiğinden bahisle borçlunun temyiz talebinin reddedildiği, borçlu tarafından ek karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Şikayet ihalenin feshine ilişkin olup temyizi kabil bulunduğundan ek kararın kaldırıldıktan sonra işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi görüşünde olduğumdan yazılı gerekçe ile iş mahkemesi, görevli mahkeme olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi isabetsizdir.