YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/361
KARAR NO : 2023/1074
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun başvurusunun esastan reddine, alacaklının başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu; gerek satışa hazırlık işlemlerinin gerekse ihale esnasındaki işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın muhammen bedelin altında satıldığını, satışa konu taşınmazların ayırt edici ve önemli özelliklerinin satış ilanında belirtilmemesi taşınmaz hakkında ihale katılımcıların yeterince bilgi sahibi olamaması ve katılımın azalmasına sebebiyet verdiğini, borçlu asillere gönderilen satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ilanın elektronik ortamda yayınlatılmadığını, taşınmazın … Belediyesi sınırları içerisinde olmasına rağmen … Büyükşehir Belediyesinde ilan yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın açık arttırma şartnamesine kanunen gayrimenkul satışından alınmayan ÖTV (Özel Tüketim Vergisi)’nin ihale alıcısı tarafından ödeneceğinin yazıldığını, bu hata sebebiyle ihaleye katılımın sınırlı kaldığını ve taşınmazın satılması gereken bedelin altında satıldığını, ihalenin başlamadan önce ve ihale esnasında bir takım usulsüzlüklerin de söz konusu olduğunu, ihalenin feshini gerektirecek nitelikteki bu usulsüzlüklerin tanık anlatımları ile açığa kavuşacağını, ihaleye sadece alacaklı bankanın katıldığını ve taşınmazın muhammen bedelin altına ihale olduğunu ileri sürerek 15.12.2021 tarihinde yapılan ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı/ihale alıcısı; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirkete satış ilanı tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının incelenmesinde; borçlunun şirket olduğu, şirket yetkilisinin bulunmama nedeninin tebliğ mazbatasında belirtilmediği gibi, borçlu şirket adına kendisine tebligat yapılan şahsın, görev itibariyle şirket temsilcisinden sonra gelen bir kimse olup olmadığının da tebliğ evrakında tespit edilmediği, bu incelemeler yapılmadan tebligatı alan şahsın şirket çalışanı olup olmadığının araştırılmasının gerekmediği, tüm dosya kapsamından borçlunun tebliğden haberdar olduğuna ilişkin bir yazılı belgenin de bulunmaması karşısında borçlu şirket adına yapılan satış ilanı tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne ihalenin feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu; süre tutum dilekçesi ile, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararın taraflarına tebliği sonrasında gerekçeli istinaf dilekçesi sunacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Alacaklı; satış ilanının borçlu şirkete usulsüz tebliğ edildiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, satış ilanını içerir tebligatın şirket yetkilisi …’a tebliğ edildiğini, satış ilanını tebliğ alan …’ın, borçlu şirketin yetkilisi olduğunu, borçlu şirketin vekili aracılığı ile kıymet takdirine itiraz ettiğini, icra emri, kıymet takdiri ve satış ilanının borçlu şirketin aynı adresine aynı kişi imzasına tebliğ edildiğini, yapılan tebligatların usule uygun olduğunu, borçlu şirketin … İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/547 Esas ve 2021/693 Karar ile 2021/284 Esas 2021/838 Karar sayılı dosyalarında kendisini vekille temsil ettirdiğini, bu nedenle yapılacak tebligatların vekile yapılmasının esas olduğunu, borçlu şirketin vekilinin icra takip dosyasında yapılacak işlemlerde yetkili vekil olduğunu, bu nedenlerle satış ilanının borçlu şirket vekiline tebliğe çıkarılmış olup, satış ilanının 17.10.2021 tarihinde vekile tebliğ edildiğini, vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, kural olarak tebligatların vekile yapılması gerektiğini, borçlu şirkete satış ilanının iki kere (hem asile hem vekile) usulüne uygun tebliğ edildiğini, verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterince araştırma yapılmadan, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede fesih nedeni olmadığı, şikayetçi borçlunun istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; borçlunun süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın tebliğ edildiği gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmadığı, kamu düzenine aykırı bir husus da saptanmadığı, alacaklının istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; satış ilanının davacı borçlu vekili Av. …’na e-tebliğ olarak 17.10.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, icra dosyasının incelenmesinde dosyaya sunulan … İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/547 Esas ve 2021/693 Karar sayılı ve 07.07.2021 tarihli şikayet davasında, aynı mahkemenin 2021/284 Esas 2021/838 Karar sayılı ve 30.09.2021 tarihli kıymet takdirine itiraz davasında davacı borçlu şirketin Av. … tarafından temsil edildiği, Avukatlık Kanunu 41. maddesi, Tebligat Kanunu 11 ve HMK 71 vd. maddeleri gereğince vekil ile temsil edilen davalarda icra takiplerinde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, vekil varken ayrıca asilede tebligat yapılması halinde asile yapılan tebligatın yok hükmünde sayıldığı, dolaysıyla davacı asile yapılan tebligatın usulüne uygun yada usulüne aykırı yapılmış olmasının öneminin bulunmadığı, borçlu vekiline usulüne uygun olarak satış ilanı tebliğ edilmesine karşın satışa hazırlık işlemlerine karşı satış 7 günlük şikayet süresi içinde şikayet yoluna başvurulmadığından ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, borçlu ihalede usulsüzlük yapıldığını belirtmiş ise de, somut bir delil ortaya koymadığından bu iddianın da yerinde olmadığı, ihalenin feshine dair ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğu gerekçesi ile boçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu; şikayet dilekçesindeki hususları tekrarla birlikte, borçlu asile de satış ilanı tebligatının usulüne uygun yapılması gerektiğini, şirket yetkilisinin tebliğ tarihinde yetkili temsilci olmadığını, tebligatın usulsüz olduğunu, iflas idaresine de satış ilanı tebliği yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 127, 134. maddeleri, Avukatlık Kanunu 41. maddesi, Tebligat Kanunu 11. ve HMK’nın 71 vd. maddeleri, ve sair yasal mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.