Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/8673 E. 2024/344 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8673
KARAR NO : 2024/344
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı … İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi AŞ.’nin, 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının, 87.525,18 TL tutarında tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkemece, tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.” hükmüne yer verilmiştir.
Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
İİK’nın 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tarafların göstereceği deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı üçüncü kişi tarafından mahkeme dosyasına şirket defterlerinin 10.12.2014 tarihinde ibraz edildiğinin belirtilmiş olmasına karşın, davalı üçüncü kişi vekili tarafından mahkemeye hitaben 04.03.2015 tarihinde defterlerin taraflarına teslimini talep ettiğine ilişkin dilekçenin sunulduğu, ancak davalı üçüncü kişi şirkete ait defter ve belgelerin dava dosyasına kazandırılamadığı, davalıya ve borçlu şirkete ait defterlerin temin edilememesi nedeniyle kanaate varılamadığının bildirildiği anlaşılmış olup, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı üçüncü kişiye ait ticari defterler temin edilmeksizin dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği anlaşılmıştır.
O halde, davalı üçüncü kişi Serkan İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin, asıl borçlu … Elektrik Enerji İnş. Taah. Mim. Müh. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için davalı üçüncü kişiye ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2013 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları ile belgeler (Fatura, Çek, Hakediş, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Banka dekontları vb. evrakların) üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun üçüncü şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366. ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.