Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2024/1064 E. 2024/1640 K. 21.02.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2024/1064
KARAR NO : 2024/1640
KARAR TARİHİ : 21.02.2024

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlular vekilinin alacağa mahsuben ihale edilen taşınmazların ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece verilen ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin karara karşı şikayetçi borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçiler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, anılan karara karşı şikayetçi borçlular vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduktan sonra, aynı zamanda ihale alıcısı olan alacaklı banka vekilinin 16.02.2024 havale tarihli dilekçe ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 308. maddesi gereğince; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre ise; kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Öte yandan, HMK’nın 311/1. maddesine göre davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.
İhalenin feshi istemi HMK’nın 308/2. maddesinde belirtilen tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir dava olmadığına göre, ihalenin feshi davalarında davayı kabul mümkün olup, kabulün hukuki sonuç doğurması için, borçlular tarafından yapılan şikayette, hem alacaklı hem de ihale alıcısının davayı kabul etmesi gerekir.
Somut olayda, alacaklı ve ihale alıcısı banka vekili Avukat Ozan Çakar’ın dosyaya sunduğu Beyoğlu 23. Noterliğinin 12.08.2022 tarih 16110 yevmiye numaralı vekaletnamesinde, davayı kabul etme ve tevkil yetkisinin bulunduğu görülmektedir. 16.02.2024 tarihli yetki belgesinde ise Avukat Ozan Çakar tarafından banka tüzel kişiliğini temsilen Avukat …’a; “Dava ön şartı olarak gerçekleştirilen Arabuluculuk görüşmelerine, … T.A.Ş. temsilen katılma, görüş bildirme, anlaşma veya anlaşmamama tutanaklarını imza etme ve benzeri gibi dava şartı olan Arabuluculuk süreçlerinde, HMK madde 74 anlamında konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunmaya ve bunlara muvafakat vermeye, alacaklılar toplantısında alacağı kabule veya redde ilişkin; davalardan ve kanun yollarından feragat etmeye, feragati kabul etmeye, karşı tarafı ibra ve davasını kabul etmeye, banka tüzel kişiliğini temsil etmek üzere” yetki verilerek, yetkinin kapsamının belirlendiği, anılan yetki belgesine dayalı olarak Avukat …’ın 16.02.2024 tarihinde ihalenin feshi şikayetini kabul ettiği anlaşılmaktadır.
O halde alacaklı/ihale alıcısı vekilinin 16.02.2024 tarihli yetki belgesi kapsamı dikkate alınarak davayı kabulü hakkında değerlendirme yapılmak üzere dosyanın temyiz incelemesi yapılmaksızın iade edilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklı/ihale alıcısı vekilinin davayı kabulü hakkındaki yetki belgesi ve beyanı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre İlk Derece Mahkemesince karar verilmek üzere 6100 sayılı HMK’nın 310/3. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.