Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/10154 E. 2012/5669 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10154
KARAR NO : 2012/5669
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların müşteki Ufuk Utku’ya karşı işlendiği kabul edilen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde belirtilen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının, kararın verildiği 26.04.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafii ile… ve müdafıinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK.nm 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-l Sanık …’m yakınan … ve müştekiler … ile …’a karşı işlendiği kabul edilen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 .maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemesinde;
5237 sayılı TCY’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında şikayet bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek ve 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından, yine 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi ise; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre, temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
B-2 Sanıklar … ve…’ın yakınan … ve müştekiler … ile …’a karşı işlendiği kabul edilen hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında şikayet bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek ve 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazlan yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi,
2- Suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında belirlenen cezaların iki yıldan az hapis cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 23. maddesindeki ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve… ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi