YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1019
KARAR NO : 2012/4339
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı ve Cumhuriyet Savcısının 28.11.2005 tarihli oturumda verdiği esas hakkındaki görüşünde sanığın cezalandırılmasını istemiş olmasına rağmen, hükmün gerekçe kısmında Cumhuriyet Savcısının sanığın beraatini istediğinin yazılması sonuca etkili olmayan yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Kanunun 122. maddesi ile 647 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “gecikme zammı uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelemesine gelince;
Cumhuriyet Savcısının 28.11.2005 tarihli oturumda verdiği esas hakkındaki görüşünde sanığın cezalandırılmasını istemiş olmasına rağmen, hükmün gerekçe kısmında Cumhuriyet Savcısının sanığın beraatini istediğinin yazılması sonuca etkili olmayan yazım hatası olarak kabul edilmiştir,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Kanunun 122. maddesi ile 647 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihinde kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanığın üzerine atılı suçun niteliği,cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.