Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/10409 E. 2012/11091 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10409
KARAR NO : 2012/11091
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı ve sanığın suç tarihinde gece vakti yaşı nedeniyle evrakı tefrik edilen Kamuran Dağhan ve açık kimliği tesbit edilemeyen Murat Karataş isimli şahıs ile birlikte katılanın işyerine cam kapısını zorlayarak girip, hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, yine sanık hakkında temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uygulanırken ayrıntılı gerekçe gösterilmeden “takdiren” denilerek 1/3 oranında ceza artırılmış ise de; hırsızlık suçunun saat 03:00 sıralarında gerçekleştirilmesi ve zamanın suçun işlenmesinde kolaylaştırıcı etkisi gözetildiğinde mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanunun 58/6-7. maddesi gereğince mükerrer olduğu kabul edilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “denetimli serbestlik süresine” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.