YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10880
KARAR NO : 2011/9697
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak ve anahtar uydurarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların yakınan …’na yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların müştekiye ait park halindeki ve biri aralık bırakılmış kapı camını aşağı indirip kapıyı açarak, aracı düz kontak yapmak suretiyle çalıştırıp çalma şeklindeki eylemlerine uyan 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre, aynı yasanın 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin, mahkumiyet kararının verildiği tarih olan 29.06.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olması
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki müşteki …’na yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanıkların yakınanlar …, …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-Sanıkların yakınanlara ait otomobilleri temin etmiş oldukları başka araçlara ait kontak anahtarlarıyla açıp, yakınanlar … ve …’a ait otoları çalma, diğer yakınanlar … ve …’a ait otoları aynı yöntemle açıp içlerinden oto teyplerini çalma şeklindeki eylemlerinin ayrı 765 Sayılı TCK’nın 493/2 maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının ve denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği dikkate alınmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanıklardan … hakkında hüküm kurulurken 765 Sayılı TCK’nın 59. maddesinin, yaş maddesi olan 55/3 maddesinden sonra uygulanması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak 765 Sayılı TCK’nın 29. maddesine aykırı davranılması ve 15-18 yaş arasında olan sanık hakkında yakınanlara karşı eylemleri nedeniyle hakkında ayrı ayrı tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 647 Sayılı Kanunun 4/2 maddesi gereğince adli para cezası veya tedbirlerden birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında belirlenen cezaların iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar sanıklar … müdafii ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.