YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11194
KARAR NO : 2012/23878
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, pasif mukavemet
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’in memura pasif mukavemet suçundan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen eylem, 5237 sayılı TCK’da suç olarak tanımlanmadığından 5237 sayılı TCK’nın 7/1. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a. maddeleri gereğince sanığın bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
B-Sanıklar …, …, … ve …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de; infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların suç tarihinde müştekiye ait eve bilirkişi raporuna göre şahsi çeviklikle tırmanıp para, altın, cep telefonu ve müştekinin otomobil otomatik anahtarını alarak evden ayrılıp evin önünde park halinde duran otomobil kapısını bu anahtarla açarak götürme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin benzer bir olay nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2007 tarih, 2006/195-197 sayılı kararında da belirtildiği üzere araya zaman aralığı girmeden ve fiil kesintiye uğramadan devam ettiği gözetildiğinde zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmayıp bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu,
../.
2
suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması icabettiğinden olayımızda sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen tek bir tamamlanmış suçu oluşturup, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması ve sanıkların sonuç cezalarının 6 yıl hapis cezasına indirilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.