YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11216
KARAR NO : 2011/4981
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23/1. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp, aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması ve 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafi yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın yakalandıktan sonra suç ortaklarının ismini verdiği, daha önce otomobil çaldıklarını ve sigaraların otomobilde olduğunu söyleyip gösterdiği, otomobilde ele geçirilen sigaraların iadesi üzerine katılanın tam olarak iade edildiğini söylemesi karşısında, 765 sayılı TCK’nın 523. maddesindeki koşulların gerçekleştiği belirlenerek yapılan incelemede; kısa ve gerekçeli kararda 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanması sonucunda hükmolunan hapis cezasının 1 sene 9 ay 10 gün yerine, 1 sene 9 ay olarak yazılması sonuç ceza doğru olduğundan ve bu husus yerinde düzeltilebileceğinden; adli emanetin 2002/329 sırasına kayıtlı demir kesme makası ve kesilen asma kilitler hakkında zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceğinden; 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun yanında yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmemiş ise de, her durumda 765 sayılı TCK’nın lehe
olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş ve 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanması sırasında suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşik uygulamaya göre 317.800.000 TL.’nin hafif yerine pek hafif kabulü ile eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.