Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11456 E. 2012/12742 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11456
KARAR NO : 2012/12742
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin beyanlarına göre, suç tarihi öncesinde hemen hemen her gün müştekinin suça konu kahvehanesine gelen sanık …’nın olaydan sonra kahvehaneye bir daha gelmediği gibi olaydan 19-20 gün sonra sanık …’ün müştekiyi gizli numaradan telefonla arayıp diğer sanık ve evrakı ayrılan sanık …’nin atılı suçu birlikte işlediklerine dair ihbarda bulunması, sanık … …’in soruşturma ve kovuşturma ifadelerinde suçu evrakı ayrılan diğer sanıklar …, … ve sanık … ile beraber işlediklerini, Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusu öncesinde …’ün tehdit ve baskısı nedeniyle soruşturma ifadesinde bahsettiği …’ün huzurdaki … olmadığını belirttiğini, bu beyanının doğru olmadığını, doğru beyanının huzurda verdiği ifade olduğunu ısrarla beyan etmesi, sanık … …’in suçu işledikten sonra suça konu çelik kasayı sanık …’ün kullandığı kamyonun arka kasa kısmında götürürlerken aracın kaza yaptığını, çelik kasanın bacağına çarpıp yaralandığını, kaza sonrası bir süre daha gittikten sonra diğer sanık …’nin kendisini araçtan attığını, yaralı şekilde olay yerinden geçen birisinin yardımıyla hastaneye gittiğini beyan etmesi, bu beyanının da sanığın yakalandığındaki adli raporlarındaki eski yara tarifleriyle de uyumlu olması dikkate alındığında, sanık …’ın beyanının oluşa ve gerçeğe uygun olup sanık …’nın beyanının ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla; tebliğnamedeki sanık … yönünden eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen görüşe katılınmamıştır.
A-Sanıklar … … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Birlikte suç işleyen sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … müdafiinin ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline ilişkin bölümün çıkartılarak, “Yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında eşit tahsili ile 60,90 TL’nin sanık … …’den, 60,90 TL’nin ise sanık …’dan tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar … … ve … hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın suç tarihinde geceleyin birden fazla kişi ile birlikte müştekinin işyerine girerek hırsızlık yapma şeklinde gerçekleşen eyleminin hırsızlık suçunun yanında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c. maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, bu suçun suç tarihi de dikkate alındığında, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasayla değişik CMK’nın 231. maddesi kapsamında uzlaşma kapsamında kaldığı düşünülerek CMK’nın 253-254. maddeleri gereğince uzlaşma usulü uygulanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … müdafiinin ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.