Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11893 E. 2012/12817 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11893
KARAR NO : 2012/12817
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, gece vakti yakınana ait evin penceresini sert bir cisimle zorlamak suretiyle açtıktan sonra içeri girip hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddesi gereğince geceleyin … yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve aynı Kanun’un yakınma bulunduğu için 151/1. maddesi gereğince mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Şikayetçiye karşı, kalkışma aşamasında kalan hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca değer azlığı nedeniyle indirim yapılamayacağı halde takdir hakkı kullanılarak sanığın cezasından indirim yapılması karşı temyiz olmadığından ve Mahkemesi’nce suçun gece işlendiğine, kalkışma aşamasında kaldığına ve değer azlığına ilişkin hükmün uygulama fıkralarında açıkça uygulama nedenlerinin yazılması gerekçede gösterilmesi ve ancak uygulama maddelerinin gösterilmemesi karar yerinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edilmekle bozma sebebi sayılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’unun 108/4,5,6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir.
Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanıklar hakkında TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “ 7 ay 15 gün süre ile ” sözcükleri çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.